16 Temmuz 2018 Pazartesi

Hüsn-ü Hamuş


Gift to my decaased mother who is the

most valuable of my life


Hayatımın remzi olan merhum anama ithaf
olunur

Namında ki benden değil Kur'an dan
Rahmetin zıllısı sorandan
(M.F)
Tahayyülümde pa-hasti lahût-i kuts-i
mekândır
Evvelin-ü ahirin ruhuma nebiden guş-u

zebândır


Afak zulme gark tökezlerken emel
Ruhuna mürşit olan kelâm-ı kadim
beyândır



Asumanda safve olarak gittin.Ey rahmetin
zıllısı

Dalaletinde şimdi ufuk reşk-âver-i
nuru-menişândır



Cay-i efkârımda hatıraların cuş-u huruş
Zaman,mekanda yad eyledikçe cemalin
gülistân-ı cinândır



Âleme inkişaf eyleyen dil-i
nükteverândır

Bendeyim gülşen-i fikrine mir'at-ı
ma'mure-i cândır



Tul-u lem'a-zâ sedd-i hikmetin
Zalâm kuşatır metâda ki esmândır


Seher çehrenden bir şiar-ı feyz-dar
Fecirde mevcâ-mevc sıbga-i sarihandır

Kadr-i kıymetini tasavvur eder nazarımda

Sema olunca zuhuruyla bir nümayandır


Dağlar timsal-i sahib-vakar-ı sebatındır
Sahra bi-vakarda hasmı olan hulkandıre


Sehaib ahd-i leâli-efşan-ı ihsandır
Âfitab tefekkürr-ü her dem-lemandır


İnkişafında levha-i levn-i şadandır
Zevâl,merhale-i keder-i suhtandır


Hevâda ihtizazlanır celm-i hemadânın
Rih ruhuma cuş-u huruş eden jiyandır


Hadranda tecelli eyler bahar çehren
Bad-ı saba tebşir-i intizar-ı vasılandır


Kışın emaresi haşr-ı ekber
Yazın semere-i hatrı bekandır


Cevher nazar-ı celbimin kuddamında Mah
Zatının tefsir edib i'câz-ı keşşafı
hıredenyandır



Hayellerimi süsleyen Ey yâr şimdi pirin
Hulul olunca şeb-i ruhumda gayeler
sahirin



Gör ruşen-i tab'-ı ruz-u müstakbel
Bugün bulutlar altında hükm-ü müseccel


Gurub hürşid-i sabah-ı şeb-i hazindir
Nazarında revnak-ı bahar artık mazindir

Ta'biri hezil-i heybeti aşikar

Hayat libası yeşil tecellisi eşcar

Zemin hadramat her demde bostan

Yeşil kisvesi altında kubr-u gilistan


Guş-i huşa bir savt berzahtan
Na't eder gül dalında bülbül aşkına
tekemülattan



Demadem eyleyerek aynımda şeb-i envar
Zehra-zarda sanki fizar-ezhar


Senin kaleminden kelamı-ı maksudun iken
Fikrin pür-envar alemde nevmid-şiken


Rengi yakut kalme man-i rengini desem
Nazar-ı mihri esere fehm-i hendesem


Cay şimdi mahrem-i seyyare
Uyanır mı bilemem işveli zehre


Ey vacib-ül vucud feleği şemsi ile
teceddüd işrâbı

Ruy-i zemin zulmet-dar tenzil-i rütbe
icâbı



Tecelligâhında tutuk-u basiret günahkâr
kalınır

Celalinin önünde ism-i ceamlin alınır


Âlem âlem teşrif edersin Ya Mabud
Öyle ki yad-ı hazinen gönüllere sukud


Ya Hayy sende sermediyet
Belanın rücüsundan mı yoksa bu cürm
Rububiyet



Huzuru nerede ararsın dil-i divane
Bâtın-ı kalb inkisar lâkin aslı aşk-u
peymane



Gayrı ebediyyen cehren mahrem bana
Gayrı ıraksın Ey yâr-ı ra'na


Hayata gayeye tutunmayı sen lütfetmiş
iken cana

Söyle idrak edebilirmiyim feryâd-u
figanım sana



Âlem içinde âlem yad ederim destanını
Dizin dizimde içermiyim lafzı güher
mestanını



Dil-i maişetten yüz çevirip buluruz
Sinenin baş köşesine bağdaş çöküp
kuruluruz



Âlem-i suflinin varına-yoğuna asla
olmayız racî

Bunca zaman olmadıysak bundan böyle
olmayız mürtecî



Derd-i gurbette vaveyladan verir dehşet
İskat ederim anın kadrini ey dost
i'tizal ile gayret



Daim ederiz her zamanki düzeni
Duyarlar muhitinde her zaman besteni


İsm-i mahfuzun ardınka ki sırr-ı
füyuzat-ı rahim

Peyder pey açıp her şeyi kuşatan alim


İsm-i mahfuzun ardınka ki sırr-ı
füyuzat-ı rahim

Risalet-i penahın önüne bürhan açan Ya
Hakim



Ondan verasetle biyan olur âlem-i berzah
Değişir bedenin kimyası fersah fersah


Rahmetin tecellisi olan merhametini
Fazl-ı iştiyak ile tekrar görmek isteyim
derken sermetini



Hasıl oldu ümitleri hepten bedbaht
Suâl-i hatr eden olmayacak meğerse artık
recül-kaht



Sen sıla ben gürbet müebbeden
Perde perde hatıralarımda yalnızlıkla
her lafzım şiven



Âh-u zarım neticede zuhur eden meal
Erken kaybettim güneş gibi sıcaklığını
ederim sual



Neden gurub ederiverdin revnak-ı
meh-veşim

Âfitab-ı cemalin gaibde bi-idrak-ı
teh-geşim



Bugünlerde yokluğunun hâtır-ı
mukadderimin

Gaybından beri semada revnak-ı meh-veş
doğmadı.Sevimin!



Her ne kadar milletin ikbaline takat-ı
heycan

Bilakis evlad-ü iyal ile vücûd-u
kerimime heran



Senden evvel olmuşlardı pâ-mâl
Senin emarenin ardında bad oldu âmal


Levh-i mahfuzda Hâlık göstermiş özünü
Bir anda solup gitti haki örtü yüzünü


Dimağda kabullenemezdi uzleti
Çarpan Rahmet-i vasiası ki .Der:Felah-ı
ümmeti



Hayel edemezdim nicedir şekl-i hey'etim
acab

Çerağım berk-i ahmedim seylab


Puş-u turaba müddessir.Ey envâr-ı haya
Lakin o münir kadr-ü kıymeti
na-yabdır.Zail-i zaya



Saf saf makber üzerinde ağladıkça rahmet
Başında fizar eyledikçe bad-ı saba-yı
kudret



Samavattan arza iner nuraniler
Makdis-i kabrine hemdem iclal eylerler


Rebil-ül evvelde çiçekler lisan-ı
haliyle takdis

Elvan elvan ıtr enf-ü ruha bais


Asâr-ı yad ki ala-i makdis
Tecessüm-i hayalin aşina-yı taris


Musibete uğrayan yalnız ehlin mi? Şeten
Ardınca binlerce öksüz oçağı gözünde
tüten



Faraza dest-i gaybı mavaffakiyetine
esbab

Deme gark olmuş simaya hemdert olmak
dest-ü ahbab



Cud-i kereminde feyz-i kemal
Murad tanzim-i cihana ayn-ı beytü'l-mal


Sebah-ı rahmetti yağdı gitti
Tebeddülât-ı cesimeydi çağladı gitti


Ey Yâd-ı tezkâratımda devr-i dil-âra
Sensiz geçen devr-i azamda dil-kâra
Ey ruhumda nihal-i zarif
Merhamet-i ezilene rahmeti tarif
Muhabbetine nâ-idrak harif
Uhreviyat bağrını açtı gel dedi.Maarif


Nazar etmez dâr-ı mihnete
Cevher şek-ü iştiyak eder uhuviyyete
Derecatı envar-ı arşı- ehadiyete
Tecellisinden ihatayla celalete
Şad ki mah-ı vecihle döktüğü dem
Vuslattan ma-i verd kokar didem


Atiyye ki yola meh-i yegane
Mennan ile aştın sıratı bu esrâr-ı
nihane

Agah beladan karir-ayn-ı zamâne
Mabudum deyüp şevk-ü selim-i makâne
Cenah-ı pevvazı bulurmu nihayet
Ey pertev-i gülçin-i rububiyette


Her beyanın mesal-i furkan
Her lafzın Mah-iman
Her mekanda yâran
Her mekanda aşikâr olan erkan
Bir mekanda hapsedemem ki seni
Her mekânda ihdas-ı nuran


Ey yâr sen ki Mevlâ kapında bende
Gittiğinde alem yabancı fikriyat sende
Yâd eylerim kulaklarımda çınlar pende
Edna denilen bu matem yeri fende
Bitmez hale meydan-ı ibtilâ
Feleha eremedim her yanım istila


Ey yâran-ı kuds-i hemderdim
Sukut oldu.Rabbim bilir.Derbederim
Sabrım lerze-i hezayanda kederdeyim
Fütursuzluk emaresinde rûh-u enindeyim
Gittin gönlümün muhrik-ane güftesi
Yaktın beni hasretinle lal-ı zarım biter
mi bestesi

(Muammer FINDIK)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder