Zaman-mekan mefhum sıkıntı had
safhada.Yeter!..
Günler hep aynı mihnet hep aynı terane
"İki günü eşit olan
zarardadır".Lakin hal beter
Değil miyim Ya Rabb senin kulun?.Sine
virane
Şekl-ü manzara hayat;geçim kavgası
Âlem ise kıtalın muhatarası
Bazen durup düşünürsün neyin sevdası
Bir yanda âhiret bir yanda dünya
ikisinin tantanası
Huzur mu? Güldürme!..Her nefes zemheri
Bir an tebessüm etsen ardından kışın
kemale ermesi
Kimse merhem olmaz müşkiline bu ise en
beteri
Cana kasd-ı tasallut laflarıyla yermesi
Mefkud değilsin garibdin karib
oldun,davran
O kırık dökük iç dünyama doğru seyran
İçeri girince ruhum sarıldı boynuma son
bulsun buhran
Göz yaşlarım rahmet bulutu gibi ana
hayran
İzafet!."Rabbi yesssir velâ
tüassir"
Tecessüm!.Yedi kattan duyulur yanar
ciğer
Yanmak muzafat!.Gergef gibi her hücreye
tesir
Belâ!.Ölüm döşeğinde ölüp ölüp
dirilmekmiş meğer
Elhamdü-lillah bir nebze farklıdır idrak
dünden
Eyüp misali sabr-ı cemil bugünden
Herkes kendi penceresinden fikr-i
âmiyane
Semtlerine uğramaz ne empati nede
sempati
Oysa ki yalanmış meşreb-i biraderane
Yüzler düzgün sözler düzmece ayan-ı kati
Düşte gör oğlum,"hayat
tecrübesi" bütün teselli
Anın cefası mı aceb?.Bilakis kalû
belâdan tecelli
Bilselerdi can yakmayı gönül üzmeyi
Kesilirlerdi yemekten içmekten lakin
Ülfet sarmış her mertebeyi
Ki külfet olmuş kudsiyet yakîn
Vahamet içinde kalıp hayrete dûçarım
Ön ayak olmasan imdada naçarım
Ufuk karanlık görünmüyor neredeler
Söz kâr etmez nezd-i itibarına
Dilde dua-i nasuh eller semada
kederdeler
Sen kimsesizlerin kimsesisin,bel
bağlanmış ahbarına
Üç maymunu oynar öteki beriki
Vicdanlar hâmûne belki
Âdem niysana tabi çun hilkî
Bana değmeyen yılan bin yaşasın
Bu kaçıncı felaket Ya Hannân
Sende mi diyeceksin örs-çekiç arasında
garibasın
Kulun zavallı bi-çare senden Ya Mennân
Hele bir kere gör hali agyar sözden
anlar mı?
Ne hale koydu felek senden gayrı gidecek
kapı var mı?
Günler geçtikçe imtihan ağırlaşıyor
Ey nazar-ı yâr girmeni beklerken gönlüme
Ne zalim kader imiş benimle uğraşıyor
Baharı yaşarken kış gelmiş don vurmuş
gülüme
Ya Alîm,muteber talihe mi oldu mülhak
Ya Hâkîm,"Kahrında hoş lütfunda
hoş" mutlak
Gece mi gündüz mü bilmem iştihâ-i sahur
Gözler kan çanak kol kanat kımıldamıyor
Kalb kan yerine vücuda zerk edince
bi-huzur
Natık ebkem olmuş,akıl hissiyatı
anlamıyor
İştahsızlığın vakti,saati cezmolunur mu?
Yeme içme devası azmolunur mu?
Turab rengine girmiş beden
Giran-ı mevt gam mı, matem mi,yoksa
şeb-i arus mu?
"Çıkmamış candan ümid
kesilmez".Mest-i na'ye neden?
Bu dâr-ul belvâ mı yoksa mahv-ı
muzmahil-i dürus mu?
Kimi vira bismillah der kalkar ayağa
Kimiside dünyasından vazgeçer düşer
yatağa
Nedir bu senin yaptığın tefkir-i maraz
"Kışın ardından gelir
bahar".Vehmi eyleme mevla
Mukadderat âkibete edince hulul olma
garaz
"Emrolunduğun gibi dosdoğru
ol!".Yakışır mı tevla
Nisyana dur demenin artık zaman-ı karar
Felakete sabr-ı sükût gafur-u
zünubdür.Sahib-i dâr
İnsan avare mi,yoksa oyun yeri
mi?.Tasmim
Efkarına,hevesine ictihad hem bid'at hem
hıyanet
Öyle ise;Dünya ahirete vesile, nazenin
ile taksim
Behte ram olmuş âdemden kemal-i vüsakla
din-i diyanet
Bir sahya koptu ki, Allah'ım sen olmasan
halim nice olur
Kul sıkıntıya,kedere düştü mü,sebat
edince Hüda'yı bulur.
(Muammer FINDIK)

