27 Aralık 2016 Salı

Hüsn-ü Hamuş

Müzebzeb-i ömre âdem-i geda bu mu hamiyet
Neye gayat ki bu niza-i kizb-i ayş-u işaret
Cahilliğine tokat olur böyle hakikat-ı leyan
İki cihan serverinden lafz-ı güheri beyan
İki cihan ki hilafet-i cilve-i yezdandan ihdas
Beşeriyeti fesaddan salaha hidas
Müsebbib bir lokma daha fazlası bozgunculuk
Hasılı canını ateşe atma iki âlemde huzursuzluk
Hükmün ki esma-i zıll-i cilvesi
Ta ind-i ilâhiden âdemi defin belvesi
Yevm-id-din'e kadar helâk-ı çarh-ı dehri
Hikayeye mübtelâ hunefşan zehri
Her nefeste mevt nefse hücum-u ihtar
Akibet mi tahakkuk mu yoksa Mevlâdan mı talebkâr
Itlak-ı inan mı insan mülkünde Hakk tasarruf
Devr-i hayatında her merhalede dâhiye-i ma'ruf
Ağlatan güldüren O keyfemâ-yeşâ
Gözünü bir avuç toprak doyurur beşer ceşa
Fitneye aldanıp kalma marifetten mahrum olma
Acz-mutlaksın celaline mahkum olma
Dumura uğramış lafzındaki manalar
Şuursuzluk hat safhada tavır tutum yalpalar
Kendince makamdan makama tayy-ı mekan
Lakin bilmez ki hodfuruşluk nefsi yakan
Zahiren kevni eder arz-ı cemal
Bâtını biz fitneyiz der ki hemal
Ruhu bozkır mı çöl mü cahillikte mirac
Atalete yelken açar yeislik sirac
Seb'a semavatın üstünde sanır ehl-i kemal
Nazarı şaşmış sapmış esfel-i safiline timsal
Her adımda avare bilmez ki imtihan
Sefillikte derbeder kursağıyla çilehan
Lakin insan nefs-i emmarenin istibdad-ı rezilesine tabi
Hırs doğrudur.Sende cibillet ben deyim tıynet-i nabi
Her edvarı bir edvar-ı sefeh olsa ömrün
Fanilik ihfa değil meşair a'mâ imiş bütün
Zevk-ü sefa ile lebaleb olsada hayat
Talebkâr-ı huzur mu.Yoksa andan hükm-ü zay'at
Neye vakıf neden emn-ü emânet
Ona sarf Ona esbab olur hodser tarih-i dirayet
Aldırış etmez bunca garaz-kâra
Meşâkk-ı hayat der meyleder agyara
Aslında insan her devrede muhtaç bir tasavvur
Doğuşta cıplak ölümde cıplak hep kusur
Tam'akâr talebkâr kimden neden talebdâr
Havaic-i zaruriyye gerisi angarya cümleden pey ki turfe-kâr
Bad-peyma dünya ahz-ı ita
Günlerde gaybubet cevelanda mita
Bunca debdebe bunca edebsizlik bunca gaflet mi yaşam
Yoksa maksud mukadderat-ı başam
Gafil,irade ve ihtiyar için gaye-i hayal
Yoktu ömründe nehar nereye baksa leyal
Nefesler emanet tecelligâh-ı takdir-i kadim
Nefse değil Rabb-ı izzetine ol hadim
İlla başa gelmeli mi musibet
İntizar-ı gayet-i hayat mushafta fussilet
İdrak ettiğim beyan varsa eb'ad olmayasın halık-ı dildardan
Hılkat-ı âdem bürhan-ı sâtıdır ferağ-ı agyardan
Beşer arz-ı hacat daldırma daym'a sensin Razık-ı hakiki
Sen baki döndürürsen farklı cihete adem-i laki
Ömrü bil ganimet-i rahmet
Zaman berk-i zeruf imtihana ol tevazu ile teslimiyet
Hüda cihanda şer ve hayır mı gayet-ül-gaye
Öyle ise mübteis-i muztarrinim garibe sen ol saye
(Muammer FINDIK)

11 Aralık 2016 Pazar

Hüsn-ü Hamuş

Hayli zaman geçmişti firkattan
Unutmak mı?alışmak mı?zaman ki âşinâ-i sirkattan
Bir lahza kapı aralandı buyur dedi.Kayn
Sorgusuz, sualsiz mes'udane aler-re'si-vel-ayn
Biraz hasb-i halden sonra bak gör hâl-i adim
Hiç öyle bir şey olur mu?biziz yâr-ı kadîm
Oğul yâr-ı kadîm harab beden oldu turab
Hem geçen yıl vad-i hamuşana defin edilmedi mi?kurab
Bu musâhebeden değil Ya Muhyî fatiha söyletir
Bildiğiyle amel edene Hüda bilmediklerini öğretir
Doğru söylersin ana
Nebinin beyanı kulağına küpe olsun sana
Nûr-u Yezdan gafur-u rahim olmasa anı etmezdi izhar
Cümle ekvan tecellisi.Duadan anı mazhar
Ayrılık saati gelip çattı
Gözlere yaş gönüle bir dem sürur-u şad kattı
Unutma ehl-i kubur hayr-u hasenat bekler bütün
Unutmam"Her canlı ölümü tadacaktır"Bir gün
Bilirim cennet anaların ayakları altında
Nasib olur mu?Garibe hatt-ı sattında
Her gün beş-on kişi gider.Liman-ı şakkimi?
Girdap mı?tufan mı?yoksa tedenni mi?terakki mi?
Ne kadar yaşarsan yaşa "Lâ mevcûde illallah"
Ondan gayrısı hem helâk hem bâtıl "Lâ Ma'bude
İllallah”
Beşeriyyet neyi ispat ancak kendisine eziyet
"Lâ maksûde illallah"hasta ruhlara basiret
İnsanda bir aymazlık bir şuursuzluk
Kalbi ve diliyle i'tikât-ı âdemde kusursuzluk
Ecel gelince selamete vesile olamıyacak kimse
Havf vu reca lakin bi-idrak dinse
On para etmez dünya el hasıl bir kaç metre kefen
Neyin hengamesi neyin pazarlığı nerede gayen
Levh-i mahfuzda kader yazıldı.Yazı kurudu
Kalû belâ derken sevdan bumuydu
Açılsa sineler kir,pas ve maraz
Kapandı o dırahşan simalar,meşair,elem,yas araz
Nerede din-i mübin lafzı geçse millet istiskal
Zillet sapkınlık dizboyu huzûr-u lâl-ı izmihlal
Çatırdayarak vaveyleyerek uzaklaştı hasletten
Geçmez tazyikat enkaz altında cem'iyyet-i vasmetten
Garib-i seyr-ü seyalansın takat yetmez tevkife
Mesuliyet-i fâiz-i necah sual olur mu?keyfe
Kimine sağnak sağnak dest-i gaybı
Kimine rayb-el menun kavm-i lut’un aybı
Der gönder dünyaya mizanda
Desatır-ı ilahiye okumazmısın furkan-ı izanda
Sorgu sual bitti son söz
Rahmet-i bîpayansın hufre-i şadını bekler iki göz
İşte sahn-ı hüzn ruha vahamet-i melal
Kelâli ,delali bırak kullukta helali derhal
Lisan-ı hâlde teessfün.Haliyet-i ruhiyetinde kurb-i vuslat
Âdem kal'u ref eder künhün.Ahlak-ı hasene techizât
Mevt hayat-ı bakiyyen mukaddimesi Ya Rabb hayret-i paydar
Asl vâyedâr ki memattan bâb-ı zihayata haydar-ı bahtiyar
Çun inhilal-i vefiyat görmek hâdim-ul ruha facia mahv
Göster Ey Mücîb dehr-i azab olmasın budur nahv-ı dahv
(Muammer FINDIK)

2 Aralık 2016 Cuma

Hüsn-ü Hamuş

Levhanda dersin ki "İyyâke na'büdü” ile ubudiyyet
Nefsipereste dûçar olduk rububiyet
Kulun arş- ı yezdandan tenzil-i rütbe ki beyanı vahşeti
Feda ederek cemalini lakin sendendir tıyniyeti hasleti
Def eyledi dilden sıdk-ı âdem-i humule
Düşmüş artık medfun olmuş hâl hab-ı şümule
İhlas hırsızı görürmü Hakktan muamele
Dü-âlemde şedd-i rihalsin ki naçarsın merhale
Yeter oyunda oynaştasın nerede diyet
Zavallı yolcusun hâlinden utan uzaklaşıyor kervan-ı hidayet
İraden yok değil bilki cehennem azabı dehşetengiz
Haşyet duymazmısın tevehhüm-ü ebediyeti tengiz
Sen neredesin menzil nerede hani istikamet-i selamet
Rahmet-i ilâhiyeden necat bedbinâne vahamet
Fussilette beyanın" Kalplerde örtü kulaklarda ağırlık” işte nikal
Kalmış çöllerde yok füratı vikalde idrak-i hikal
Vuku boçalayıp durmak mı kalb ve dilde ihlasla ittifak
Hikem-i ataiyye budur ki insaf et gayrısı şikak
Âlem-i fikrette cevalân-ı hâkka matuf
Gittiğin yol ahde vefadır kalb ona olsun vukuf
Marzî-ı ilâhîye say et fısk-u fücurdan sakın
Merd-i garibiz ki kurb-u Hüdâya cehdi takın
Aşinâ-i daima yâr-ı kâdîme olur mu müşkil
Abd-ı günâhkâra esmâ-i muavvin olur necat-ı selsebil
Mazinde nakş-ı âsâr ki ibretamiz
Israrla çal kapıyı lutf-ü keremdir Rabbimiz
Kimi hâli pinhan kimi vaveyla ile gözyaşı
Adem-i muzlim vâcibü'l-vücuda fevc fevc naşı
O dehşet-efşan yere mevcâ-mevc beşeriyyet
Tıyniyetinde i'tikadı kabildir âdem-i keyfiyyet
Hakiki mevcut ayân-ı sabite mazhar-ı ittisal
Eseri var mı "Lâ ilâhe illalah”'tan fisal
Dâr-ı fenâ infisâl menzil-i maksud cemalini müşahede
Ömr-ü zail heva vü hevesle geçiyor ahdin nerede
Ömr-ü hazin zılal,zelil ve der-beder
Ömr-ü sani bir yanda ümid bir yanda keder
Doğrudur dil-i divane maraz hem kem-ayar
Ya Rabb bi-çare-i ser-sefilim rahmetin mi'yar
Ya mukallıbel kulub
Felah-yabdır.Te'yid-i icab eder uyub
Kendinden geçmişsin gailen meşâkk-ı hayat
Mükevvinat yokluk ve karanlık mücib masiva-ı âyât
Levh-i mahfuzda kaza ve kader sana murad
Ey aldanmış vakit mahdut dünyan harab-abad
Aldanmışlık kendini aldatmak değilse neden bu inad
Arş-u aladan bir melek mi beklersin bu mu virad
Ameller ancak niyetlere göredir kulak ver nebiye
İdrak-i maâlî meskeneti ataleti bırak sendedir seciye
Tablo ortada saçlar ağarmış bel bükülmüş katar kalkar
Kabih fiiller yeter koş ömr-ü semereni yakar
Yollar çetrefil lakin sonunda hakikat ve rububiyet
Kolay değil müjdeye nail olmak hamd mahlukiyet ve ubudiyyet
İmkan ve kulluk kör görenle bir olur mu el-hak
Her zerre say-ı gayretle cemaline müştak
Dinlesen temaşa etsen seyyareyi, seyyaleyi
Bahtiyarca lisanınca zikr-i virdi teraneyi
Ruy-i zemin semavat âlem heme ez ost
Bilmem artık karar ver sence kim dost
Taabbüd'ü desâtır mı sanarsın.Sıbgatullah dahi eder sani
"Fâtır's-semâvâtî ve'l-arz”ın esma-i tecellisi gani
Bütün ekvan eşya her dem secde eder hatasız
Cennetle mi müjdelendin hayasız
(Muammer FINDIK)

8 Ekim 2016 Cumartesi

Hüsn-ü Hamuş

Beş on gün olmuştu köyden çıkalı şehre
Şafak ağarırken düştüm yola arkamda yaslı cehre
Şehir mi şehir demeye bin şahit her şeyden mahrumiyyet
Sokaklarda gezilmez lehcede kemmiyet
Her bakışta yanlızlığın garibliğin aşikârca dalgalanır
Gündüz geceye döndümü efkârın paylanır
Dilde tevekkül gönülde sabr-ı sükût
İstikamet iki âleme say ilâhî şühut
Elimde bir valiz omuzlarda yılların vebali
Duygular dumura uğramış vahametten habali
Takat yok ayakta durmaya bi-çare
Lisan-ı hâl sam vurmuş yaprak misali yâre
Sığınacak yer yok herkes ayrı bir terane
Bir gariban fark etti işte bizim sefilhane
Kırık dökük bir yatak hem epey eski
Na-çarız dedi.Beni bana getirdi bu ses ki
Kırk kırkbeş yaşlarında otel görevlisi geldi öteden
Gözlerinden akıyordu yalanı otelimiz iyidir derken
El ayak çekildi gözlerde yaşlar belirdi
Ağlamaktan bitab düştü elden bir şey mi gelirdi
Meşâkk-ı hayat ne ilksin nede son
Böyle daha ne kadar davranacaksın ne diyon
Son nebiye kulak ver ne diyor
Yeis-i ümitsizliğe düşme ufkunu çiziyor
Vira bismillah de gel etme sarıl hayata
Çoluk çocuk iaşe bekler takılıp kalırsın şamataya
Kaderin cilvesi ağzı yok dili yok
Bilemiyoruz imtihan içinde imtihan hemde ne çok
Bak Allah'a çok şükür işsiz güçsüzmüsün
Şimdi evin barkın öksüz nerede onlara verdiğin sözün
Sen onların geleceği umudusun
Bebekmisin sirkilde kendine gel sen bumusun
Henüz ağzımı açıp bir kelime demeden
Elçiye zeval olmaz.Hâk sözüne kulak tıkarsın neden
Kardeşim yok mu senin işin gücün beni bana bırak
Başımın etini yedin sabahtan beri dur benden ırak
Kolay mı sevdiklerim ayrı garib ben ayrı garib
Ben zavallı karib adamcağazım sözlerinle eyledin darib
Kulak misafiri olmuş görevli adamcağaz yardımcı olmak ister
Bırak kardeşim o dertlidir hoş sefa göster
Başladık garibanla hasb-i hâle
Adın nedir dedi? Ahmet dedim.Ahmetcim laflarımı al kaile
İdrak edince ruh-i hâlini çiğer oldu püryan
Lâkin kaldıramayacağın yükü yüklemez Hüda artık uyan
Bak maziye ebeveynler nasıl baktılarsa sana
Bugün fedakârlık sırası sende feda edeceksin canı canana
Eksik gedik bırakmamalısın ikame etmelisin tastamam
Bu maaşla mı?Kanaat edersen maişetini gamam
Birader şükret bu maaşı bulamayanlarda var
Ayıp Allah'ın gücüne gider ismi Kahhar
Ağzından bal damlıyor adamcağazın teşekkür et Ahmet
Her daim sana doğru yolu gösteren olmaz unutma bizahmet
Maşallah Rabbim nasib etmiş olmuşsun memur
Nasib olmasaydı köyde tarla,tapan üst baş olurdu çamur
Ahir ömrüm efkâr bastı hani
Boşver sağlığın yerinde Mevlâm'ın lütf-ü keremi gani
Anladım ki muhabbet uzayıp gidecek
Gözlerimden uyku akıyor müsade istesek
Yolcu ettim onları saldım kendimi uykuya
Gam yok Allah var şerh düştüm yeni sayfaya
Üst baş eksik çarşıya çıktım biraz
Bir giydiğim birbirine uymaz
Manifaturacılar cümle kapısından girince
Oturup çay oçağına dinlenince
Etrafı temaşaya koyuldum her taraf tarih
Atam dinimi kültürümü her yana nakş eylemiş sarih
Sadece bu beldemi her köşede aynı şevk-i iştiyak
Pir-i fâni sen yabancısın diyerek oturdu etti çayıma iştirak
Orta boylu ayağında şalvar başında sarık
Hoş sohbet lâkin zaman dar derken oldu surat asık
Tam kalkacakken tesadüfe bak
Gariban,seni gördüm ya günüm şad olacak
Bakışlarıyla beni tepeden tırnağa süzdü
Şurası var ki sözleriyle hâlet-i ruhiyetimi çözdü
Ayakların yere daha sağlam basıyor artık dedi
Aklımı başıma getirdin bir nebzede olsa acılarım dindi
Karekterin sağlam mayan temiz sende aksilik ne gezer
Müminiz elhamdülillah münafık olan hayatından bezer
Baktım sohbet uzayacak buyur ettim
Çaycıya üç çay dedim pir-i fâni bana müsade ben gittim
Hayrola ne gezersin buralarda
Kesik soluklarla üst baş feryad kundura yok ayakda
İçi burkuldu sanma ki dümû-i istimdad
Meydân-ı ibtilâ Rabbime inkıyad
O anda manifaturacılar cümle kapısından içeri girdi eskici
Hali elim üfürsen diğer tarafa gidici
İpince sıska bacaklı
Üzerinde ince bir mintan sanki ondan alacaklı
Kunduradan çıkmış parmaklar hürriyetine koşarcasına
Bet beniz gitmiş soluklar kesik beden donarcasına
Ahmet sahn-i güzini temaşada oldu hazin
Kendisiyle kıyas eyledi üstü başı azin
Varlık içinde yokluk çekmekmiş şikâyeti
Bu sahneki oldu hidâyeti
Fakat eskici öylemi il-el' ebed çekecek ızdırab
Kaderin cilvesimi masuma Ya Rabb
Ben vazgeçtim halime şükr-ü kanaat
Âlem içinde âlem demek buymuş imtihan-ı hayat
(Muammer FINDIK)

2 Ekim 2016 Pazar

Hüsn-ü Hamuş

Ey nur-u hikmet esman âlemlere faş
Esman ki esrar-ı hüsn-ü ân'a baş
Nam-ı celilin ise seyyare seyyale
Dergâh-ı nazarında her dem kesr-i hardale
Cüz-i irade gaye-i hayalinden naks
Ey Ma'bud tur-u sinâ celâlinden laks
İhsân-ı hâk fazl-ı azmine yetmez müşkilim
Ayn-ı gayeyi nimeti vaslına sevk hayalim
Anı şevkinle uluhiyet-i mutlak tahakkuktur elbet
Olmaz ki nasıl zevk-i sürur ruhun miracı fetret
Âdem muhabbet-i lâzimede mes'ud-u turabken
Tecebbür-ü enaniyete bir lâhza takılıp kalırken
Perperişan hâlde tenzil-i rütbe ind-i ilâhiden
Evvelden ahire kadar sukutun vahameti ruy-i zemininden
Anlardan mı kurbun olacak müferrih
Dehşet-engizdir bütün ervâh esfel-i safilindir sarih
Zıllindeki esbaba terakkimiz setr
Olmaz mı bi-best fî makam-il-kalb betr
Bais-i meseretten haberdâr istersen heman
Her zerratı san'i hakiki idrak-i efkârın na-deman
Ey Rabb eltafın sonsuz bizler ilmî kıllet
Çarh-ı feleği levh-i mahfuzla sabit-kadem ki illiyet
Evsâf-ı maslahatın sığmaz ne mekâna ne zemana
Kesret tecelli-i vahdettir muhsin-i mufaz cem'ana
Ayet-i sen'in ki mevcâ- mevc a'sara canfeza
Her harfi bir harf-i âb-dâr ki cemal-i bi-misal-i ceza
Hikmetine emr-i emade beka ve ibtida
Ey arş-ı Yezdan-ı mecid-i yekda
Sani-i hakikî âlem bedahat
İzhar eylemiş Âdem'e halik-i rahmaniyet
O'na istidlâl olmazki eşyâ değil bürhan
Vücûd-ü Hakk-ı âsârayı istidalinden anın hüsran
Perde olmaz ki zuhura bin la-idrak-i akıl
Ya Ma'bud esman delil-i Hakk eden fazıl
İbtida-i vaslına erdi envâr-ı şuhûd
Dü-âlemde bast olur Celâl-i Vedûd
Emr-i kününe olmaz sebeb-i istibdal
Levh-i mahfuza nakş-ı peydar bu hâl
Bir lahza zi-heva O'ndan siva
Ey Bekabillah münezzehsin kul mabudiyyetten masiva
Zât-ı Hayy-ı Kayyum esmanı ihsanından insan
Faniden bakiye tebdil li-vechillâh'dan ihsan
Tefekkür gaye-i hayel boş değil halifeye iştirak
Bir yanda nur bir yanda kir imtihan-ı ıtlak
Ey Mukarrib talepkâr-ı guyub
Ey Müsebbib dembeste lütf-ü esrar çun zat-ı uyub
Beşer cibillinden murad kulluksa kabul
Gayet-ül gaye tac-ı ser lâkin tıyniyet-i makbul
Âlem sahn-ı sâtir-u Vücûd-ü Hakk'ı hâsır
Hüda olur sahn-ı âleme kahir
Bir sahne ki setr-i gayb Ey Mürettib
Bu sahne ki eşhas-ı avare eyleme Ey Murağğib
Dâr-ı imtihan kimi âlim kimi zalim
Bil'asale hepsi senden sensin El-Halim
Esmanın zıllisinden batıl ve hakk
Esma-i ilâhiyen zahirî,batini ancak
Batıl neden kötü vasıflara dalâlet
Hakk niçin Ubudiyette vird-i zeban hidayet
Âdem nereden bildi bu şuur-u tezkiyeyi
İblis neden nefsin hazzında tahliyeyi
Nefsin alçaklığıdır sebebdir ki mahfuzluk
Cebr-i noksanım Ya Rabb masumluk
Her âlem çarh-ı devaran minnet
Eşhas için vak'alar fezail-i nimet
Müşahadesi fizar ki na-şad-i haş
Bi-idrak nefs-i emmareden razı canhıraş
Nefsi temize çıkarmak helâk-ı hasıl
Kulak kesil dü-âleme feryad-ı figan nefs-i asıl
Ey Alîm yürekler kir dimağlar pas basiret vermeyecekmisin
Ruy-i zemin kan revan ocaklar yangın sekine indirmeyecekmisin
Düze çıkmayacakmıyız senden makhur-u kahr-i İlâhî
Habib-i Cemaline hasret kaldık billâhi
Musibet sendense Hüda döndür merc-i hakikiye
Kimden eman dileyelim çevir gönülleri esman-ı bakiye
Kader-i ilâhî levh-i kaza ve kader sual olmaz haşa
Senden ahbar-ı gayb naferaset nefs ve ruh şa'șaa
Aybını görmeyen şahsiyyata köle mi olunur bu zillet
Hükmün kendince devlet rahmetine lebaleb duacıdır bu millet
İnançları,gönülleri zir-ü zeberde bir hodendiş
Ya Ma'bud emr-i ilâhinle mi tesadd-i endiş
Dini tar-ü mar edip zalimliği ayn-el-yakîn
Ervah şahid adl-ı hikmetine ilm-el-yakîn
Mazlumun ah-u enini arş-u ferşi eyler haber
Arş-u a'la haya eder kuluna kerem-i lütfu eser
Yediden yetmişe elde rayat sinede iman sönmez âyât
Onca bab harab-ı abad niyaz makamına ulaşır hayat
Karalar bağlamış gözü yaşlı anam tevekkül
Evlâdın tarik-i hakta şüheda ehl-i kuburdan ıtr-i gül
Tedmi eyler gayesiz bir sürü bedbaht
Hutâm-ı dünya için metalib-i istikbal taht
Ram olmuş orda burda yetiman,gariban
Yed-i inayet arıyor eşhas perişan
Mazlum dildil-i künân teneddünde ateş-hâr
Teşehhut lâkin umursamaz barbar
Şehidi,gaziyi,felçliyi
İş görmezi,iktisabsızı,illetliyi
Haini,hükümlüyü çileliyi
Gel gör ki şu fani olan cem-i cümleyi
Seyr ile namdâri dâr-ı külliyeyi
Gelmez mi Ya Hakk vasfına hunîn temaşahaneyi
Bu çile hane-i muhitinde karibler var
Hilkatındaki mayasında esma-i envar
Âdeme izzet-i lütfundur ki imanı cevher
İtikatsiz kasvet-i kalb ebter
Kul idrak eder ki dâr-ı imtihan
Her imtihan içinde âlemlere seyr-ü cihan
Lütfunu kahrını hoş bilir eder sertac
Belâ-ender-belâ olsada bilfarz-ı hac
Gelip geçici zevkler esfel-i safiline taalluk
Elemleri kudret-i ezeliyeden bilmek kulluk
Küfr-ü dalali ne teselli
Bi-idrak rahmet-i bîpayanı itikadât-ı batıladan belli
Kayyum-u Zü-l-celal'in rabıtasından,manasından uzak
Kalbi titremez iniltisi duyulmaz göz yaşları tuzak
Beka âleminde sanır fakat tıyniyeti fena
Daire-i muhitasında binlerce şedâid-i cena
Her dem hezeyanla,hezimetle çarh-ı hayatı
Gaye-i hüsran-ı memâtı çun nabâki beyanatı
Mevt-i tadarru meyelân-i intisaba tecelli
Feleğe avare garib derkenar düşer sicili
Her gün yeni bir ilâhî,tasarruf
Müminden ise münafığa lütf eyle Ya Rauf
Dâlalet ki çirkâflara yüz göz olmuş
Hakiki rehberini bulamadığından solmuş
Biliriz ki cemalinden ırak eyledin zalâma
Senin kapında dûçar hidayet-i kelama
Müminde senin münafıkta
Rahmet ile Celal niçin esman hilkatta
Muteza-i hilkat mı aradaki teferruât
Mu'cizat-ı kudreti âsâr-ı san'atı teşhir mi gayat
Ya Rabb kudret-i hikmetin olur mu aşikâr
Yoksa esbab-ı mûciben kalacak mı puşe-i tar
Her zerrede ism-i azamın nakş-ı perdaz
Her âlemde vird-i zeban ile guş-i na'z
Tecelliyatında ki esrarın olur mu hafi-daş
Ey nur-u hikmetin esman âlemlere faş
(Muammer FINDIK)

29 Temmuz 2016 Cuma

Hüsn-ü Hamuş

Karanlıklar üzerine varılmadan
Sineler dağlanıp çiğerler yarılmadan
Gözyaşı dökülüp kardeşe sarılmadan
Vatan millet gayesine varılmaz
Varlığını yaradana teslim etmeden
Zaaf ve acziyetinden kibre girmeden
Adem-i mefhumu reddetmeden
İmkânsızdır sayesine varılmaz
Kuyûd-u masivadan geçmiş âşk-u şevkle itaat
Ellerde bayrak sinelerde imanla şecaat
Sen şahid ol Ya Rabb Resül'den şefaat
Bezm-i fütûhun olmasa vicdandaki vâyesine varılmaz
Gönüllere âşk-u vuslatın ta'zimi dolmadan
Yâr ile agyarın hazimi olmadan
Mazlumun ahının tecellisi ile azimi solmadan
Mümkünmüdür adl-i mayesine varılmaz
Feyz-ü cuş ile geçmeden
Hüsn-ü âşıkın envarını içmeden
Küllî ef'ali ef'al-i Hâkk'tır seçilmeden
Dergâhındaki payesine varılmaz
Ruhun zenbereği sana kurulmadan
Hâkk ile batıl imbikte durulmadan
Nefs-i emmareden kurtulmadan
Asla dayesine varılmaz
Yâr-ı vefaya huşu ederek
Nam-ı celilin bu necip millete guşu gerek
Mu'tadın olan inayetini nuşu bilerek
Havf ve reca ki hayesine varılmaz
(Muammer FINDIK)

26 Temmuz 2016 Salı

Hüsn-ü Hamuş

Öyle bir değer ki gurbet
Çeliğe su vermek misâli
Hicranla tüllenen günlerimi siler mi garbet
Gönlümdeki makamın hafakanlara infiâli
Vaktâ ki vehme,hayale sığmaz fütura
Kandan irinden bir pıhtıydı her ferd
Donakaldım halimi setr eyler mi sütura
Cibilliyet,zemin-i zaman dürülür işte bu derd
Cemiyet içinde gurbet insan garib-ü tenha
Hüzünlü matem okşar gözyaşlarını
Akrep yelkovan arasında zaman minha
Yatak taş kesilmiş hüzn-aluda yaslar başlarını
Peşimde kasvetli hicranlı yevm-i memdud
Artık arada yollar elde cünha başka diyara
Ezelden ebede kutlu yolculuk a'lâ-i dud
Ağyar yol verir esbab-ı mücibe-i yâra
Kalbte neşâid-i kemalin duyarsızlığı
Ruz-u şeb yalnızlık vefakâr-ı refik
Gâh çöllerde gâh kutuplarda gönlümün ayarsızlığı
Sekarat-ül mevte iman felâh-ı tarîk
(Muammer FINDIK)

18 Temmuz 2016 Pazartesi

Hüsn-ü Hamuş

Hep kapkara birazda gri ak yok günlerde
Zatlar,sıfatlar,isti'dadlar tümden inişte
Öyle bir hezimet ki muştusu kalmış dünlerde
Ruh-i avâlim sereyan hafakanlar var sezişte
Kırık mızraptan dökülür terennümler
Nevmid olan kalb ahu efgan,dimağlar maraz
Her gün değişik cenâhlardan gelen kasvetli teressümler
Dil ayrı kalb ayrı bir bilinmezlik bir garaz
Maksad,maksud herc-ü merc çöküş muktedir
İrfan-ı kemal var lâkin ortam zifiri karanlık duygular dumura uğramış
Şükür inhiraf hamda visal uhtedir
Kıpırdanışlar var gel gör ki iki hazan arasında sararmış
Penceremde feyizli bahar-ı ömürden ıtr
Firdevsi kokuları getirir ruha ledündür
Elvan-ı ibadetin hatrından fıtr
Şevk-i suzi ki bestesinin tebessümüdür
Avamla havâss arasındayız ruh-i idrak
Küfran-ı nimet olma basiret mevsim ihsan-ı nimet
Gaflete ne hacet müsebbibü'l-esbab gayrısı işrak
Lütfundan ihsan-didegân ancak rıza-yı mahremin a'lâ-i kıymet
Vuslat yolunda müşahede şükür ve senada bahtiyarlık
Cehd-ü kâm ekvan zalâmda olsa sabr-ı eyyüb
Yakala kabul-i ademi ki bu geda sultanlık
Safha-i ekmel ki tarîk-i Mah'a baş göz sürüb
(Muammer FINDIK)

12 Temmuz 2016 Salı

Hüsn-ü Hamuş

İstemem gayrı artık sebeb,müsebbib
Her ruha her cihana sen mucib
Hicranından vuslatına igmazın tesir
Vatan addetmedi avnin ümitgâh kesir
Feryad-ı sükûn ne amel nede emel sevdası
Avnillah kalbe ümid-i averin sadası
Olsada her yan toz toprak kan revan
Masiva meydanı himmetine susasada olmasa devan
Gelmese bahar ötmesede bülbüller
Mukaddes huzur üns sofrasında rengârenk güller
Ruhumda fütuhat günleri kutlu muvacehe
Arz-ı huzuza eder bu hicab-ı veche
(Muammer FINDIK)

7 Temmuz 2016 Perşembe

Hüsn-ü Hamuş

Bâreke'llâh feleğ-i kelâm
A'lâ-'yı illiyyinde kıldı meleğ-i selâm
Alekası ahsen-i takvim-i i'lam
Esması nakş-ı hüsn a'lam
Enaniyete dûçar-ı tıyniyet-i bel'am
Arş-u a'zam men oldu melam
Etti ruy-i zemin-i decv-i zalam
Defter-i a'mâl der-amed-i zülam
Dâr-ı mihnet seyr-ü sefer bi-külam
Dâr-ı bekada ger-i külam nefs-i mülam
Nademet lisan-ı hâle ayan-ı alam
Etse ta'zim-i arz-ı isti'dad-ı gulam
Hamuş tavr-ı hassı taat-ı niyaz-silam
Şevk-i kâm bünyad muhabbet-sılam
(Muammer FINDIK)

5 Temmuz 2016 Salı

Hüsn-ü Hamuş

Sirette perdeye eski silüet
Belirdi gözyaşı yılların vebali
Yok kırgınlık çaresizlik ayrı vahamet
Dostan yemişiz hançeri bundandır habali
Savrulurken ahali hırs-ı mezellet zemininde
Heder oldu mukaddesât maişet yemininde
Sevdamızın rengi zamanın her sayfasında
Kaybolup gitmiş gayb-ı hafasında
Canhıraş bir tebessüm safasında
Belâ-ender-belâda bi-vefa ondandır habali
Mevsimlerden hâlâ zemheri
Kıştan sonra bahar var sabr-ı semherî
Damarlardan kan gözlerden fer sekerat diyor
Gözler belli bir noktada ruha takılmış gidiyor
Her yanda feryad beste-i mevt aksediyor
Desise-i şeytanla yaka paça candandır habali
Bilinir hâsılı o artık ukbada
Ey hat kendisini sanır hâlâ dünyada
Kadr-i kıymet verilen debdebeli hayat
Ab-ı hayata beşiklik yapan gayat
Ulvî gayatlarda ismi rayat
Hasret-esef kervanına vasılındandır habali
Filizler var kökü mazideki çınardan
Filizlerden haber var selsebili pınardan
(Muammer FINDIK)
Not: Ayrıca tüm islâm âleminin ramazan bayramı mübarek ola

3 Temmuz 2016 Pazar

Hüsn-ü Hamuş

Sular gibi başı taştan taşa vurur yâr yâr
Bidâyetinden nihayetine seyl-i cuşuna
İlâhî rızasını sunsa da fuad zâr zâr
Nev-i âdeme sunmadıkça hidâyet-i aguşuna
Fıtratın derdi tefrikten simsiyah
En güzin merhem derdine derman beşeriyyet
Aldatan aldatana sinesi hafakanlara seyyah
Örs ve çekiç arasında ruh perçinlenir adem-i mes'uliyet
Dil-zâr yaşarır mı? Gözler
Ata veya elemin inkişafı ruhuna bürhan
Vakt-i hâcet ile cedelleşir hülya-yı hazin sözler
İbret-hikmet, zillet-izzet, bi-idrak hep dehan
Cevherin turab değil sırr-ı ehadiyyet
Kemer beste-i ubudiyyet varlıktan ayıran çizgi
Tıyniyetinde esma-i İlâhiyeden illiyet
Gönüllerden perdeler kalkar tabla-i Hüda dan dizgi dizgi
Fakr ile haslet ilâhî nazar
Bâb-ı tâatta,bâb-ı kabul niyazi-i berceste
Hufre,Rabbe i'la-yı- kelimetullah felekte yazar
Kalblerin zimam-dârı sen vasıl eyle fer-i deste
Ucb ve riyadan vefa hacer-pâren okur
Alçaklık,muhtaçlık elbet insan vasfıdır
Sabr-ı cemil ile gergefine firdevsi dokur
Göreceksin asude günleri lâkin zahmet rahmetin rasfıdır
(Muammer FINDIK)

23 Haziran 2016 Perşembe

Hüsn-ü Hamuş

Örtüsüne bürünmüş insan bu yük ağır
Tevhid,tevekkül teslimiyet sırrı âkibet feci
Mevsimler deveran zaman kıskacında gecelere sağır
Kelimeler nefse kul köle olmuş muhtevası reci
Zihinler sessiz matlub,muhatab-ı ittihaz esir
Sıkıntı-mükâfat bela'ya tahammülle teslimiyet
Maksat ağır ağır düşünerek kalb ile dile tesir
Meşguliyet vasıta-i necat mı? Gel-gitler keyfiyyet,kemmiyet
Elbet nefse hoş gelir güzel tavırlar
Nimet,devlet naz-ü işvesine takılana mühlet
Va'de-i mutlak işte o gün vaveylalar,kahırlar
Kadr-i zülcelâl'in kemal-i intizamı sür'atle suhulet
Kararır simalar zinde-gi izzet döner zillete
Ey kabul-i adem eski günlere yâd-ı salâh
Gurbetten sılaya kurbiyyet ahenkte ise kıllete
Renkler solmuştur gaye sayede müşfiki cenâh
Dehşetten her yer ahu efgan nereye nigah nerede inşirah
Evlad-ü ıyal birbirinden kaçar bulamaz hâb-gâh
Bir nida bir rahmet liva-ül hamdda bekler Mah
İşte o gün bayramdır zıll-i memdudunda felâh
(Muammer FINDIK)

21 Haziran 2016 Salı

Hüsn-ü Hamuş

Yüreğim canhıraş,gözümden akar kanlı yaş
Magfiret-i İlâhiye ichaş
Ruhumda ki çatırtıya emr-i fermanın bektaş
Lütf-u ihsanın badaş
Kendime lâik göremem lâkin,hidayetime yakînin padaş
Günahkârlığımdan irtihaş
Uyûb-u zâtın emrine âmâde dergâhın cay-baş
Menalim yoluna haşş
Sine gark olur mu? Rah'ınla çiğer muhaş
Daim-i istikamet igtaş
Feyz-ü mutlaksın lütf eyle mevhibe-paş
Mecalime sen in'aş
Ruhuma cezabet-i cuşu nağme ol ki derunim ataş
Yâdıma meşkin reşhapâş
Dem bu dem ki ferraş'ına ateş-i hasretin berkaş
Kalem-i nalanı eder faş
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Hayli ağyâr-ı malayandan yâra cem bilmişiz
Bezm-i gamdan lütfedip âşk-u şarabını dem bilmişiz
Hüsn-ü Hamuşu mevâsiminin sabr-ü cemiliyle nema-i pey bilmişiz
Reyhan-ı la-tanakkus gül-efşanı gül-i ruhsar bilmişiz
Gülbank-i Muhammedî ile es-salatı lütf-u huzurunda abd-ı eda bilmişiz
Pür-ta'dil-i erkân afv-u mağfiretini abdın miracına iştibşar bilmişiz
Heva-heves içün kula kulluk değil rıza-i ilâhi içün kulluğu bilmişiz
Aşk içün değil ilah-i aşk içün yanan gaye-i yaşatma sevdalı gönüller bilmişiz
Fâni ömr-ü sermayeyi huzur-u bakiye abd Hamuş
Musallada sadece kefenpuşla ehl-i kubura göçen kesret-i mevtler bilmişiz
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Ta ötelerden gelen makbul hitabına gayesiz kalabalıklar kulak tıkar
Dava i'la-yı kelimetullah değil mi kandan irinden deryalar olsa ne çıkar
Lafzen-i hodfuruş isen hayali trajikomik aldatan aldanan içiçe
Her taraf harap İ'tikad-ı iman bertaraf beyinler örümcek bağlamış bir hiçe
Safa-i hodğam olan derdinle dertlenir mi
Âdem-i mahlûkat derbeder ser-azad tekerlek tümsekte kaldı gider mi
Âşk-u şarabından pür-envâr sinemiz
Sabr-ü sükut ubudiyet emr-i ilâhî der bekleriz
Rahmetinden ümmet-i Muhammed afv-u mağfiret der kâmımız
İlelebet sürmez iznillâh nûr leyl-i gark iştiyakımız
Bizler ki şefaat-i duasına nail Resül-ür Rahat visal
Yeise gaflete sarılma sana önder ecdad-ı misal
İşte bundandır kurtuluş-u reçetemiz müdam Hamuş
Gel hâkkın davacısı ol Hayy-ül kaayyum esbab-ı sırrı ahsen-i takvime kavuş
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Âşk-u şarabını tatmak içün vefa-i sabır
Kalb-i lübbe envar-ı nur içün ibadet-i taatla dem-i sabır
Kulluğun her lâhza güzidesi içün rıza-i ilâhide kâm
Duada hacat-ı visal içün helâl-harama azam-i ihtimam
Ömr-ü sermayenin bereket-i feyzi içün sıla-i rahim
Mevt kader-i ilâhi köhnememek içün dava-i gayret-i say inayet-i rabb-i rahim
Müeyyed nâmın içün cihanda i'la-yı kelimetullah neşv-ü nema
İşte budur murâd-ı kâmımız son nefese kadar senden ırak koma
Bezm-i aşkından dem'a-ı aynan ayn-ı hicab
Ta ki habda dahi pâk-i Muhammed'î görmeyen ayn-ı hicab
Didar-ı fahr-i âlemi görmekti gayes-i hayali
Sen cehd ile at adımını mevlâm'ın rahmeti himmet-i âli
Feleğ-i cihanda masiva-i taabbüdünden başka istemez Hamuş
Hisses-i verasetimiz olursa cemalullah-ı temâşâdan başka istemez
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

İsm-i cilvenden el-aman feyz-ü bereket
Sükut-u lâl lisan-i hâl mürşid-i erbâb-ı suret
Kelâm-ı ötelerden firdevs-i reyhan hem ab-ı hayat
Sürur-u inşirah-ı dil-güşadır ism-i lafzının geçdiği na't
Her zerrata vâcib-ül vücud sâni'i delil-i vâzıh
Hıbab-ı vedüd kerem-i mehâsini ahlâk ef'ali sarih
Kalb-i intisaba bab-ı lütfundur bir tebessümün
Dualarda ism-i şerifin aşina-i şifadır velâ-i terennümün
Bezm-i elesten feleğ-i fakire müntehabı nakş-ı bâki
Dâr-ı fenâ devr-i daim ilelebet ism-i Guş hakaik-i haki
Hayy-ül kaayyum cüz-i iradeyle acz-ü fakr an-il-idrak
Hayât-ı dünyeviye malayani düçar-ı nefse habib-i maşuktan firak
Dava-i hadim bilmeyen şah-ı zatı müslim bilinmez Hamuş
Suretten sirayete lisan-i hâl kelâm-ı tevhid bilmez
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Mazhar-ı ilhâm-ı aşkın kitab-sünnet
Menbağ-ı pür-envârı kitab-sünnet
Fenafilihvan'da hükm-ü emir kitab-sünnet
Bâki-i hasenatta rıza-i ilâhi kitab-sünnet
Envâr-ı dil-ârayı pâk-i bâlâ-irfan kitab-sünnet
Afv-u mağfiretin meşrık-ı bâbı kitab-sünnet
Saadet-i ebediyye ile dâr-ı fenânın visal-i maşuğa kitab-sünnet
Gaye-i hayâlde bahr-ı vefa kitab-sünnet
Arş-ı a'zamın rahmeti vâris-i ekmel kitab-sünnet
Rububiyetin tasarruf-u aziminde hatem-i sâni kitab-sünnet
Müttakilerin müntesib-i füyuzatında kemâl-i ihtimamda kitab-sünnet
Melce-i halas zu'afa inşirah-ı fer kitab-sünnet
Lütf-u huzurunda kitab-sünnete ruh-sudedir Hamuş
Mürid-i neşv-ü nema ile sera-i vera kitab-sünnet
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Senin sen olduğunu bilmek lazım değil
Âşk-u nârının mukarreb-i havassı reyhanı ilm-i irfana iktiza
Sen bezm-i elesten gönderilen cesed-i misilliye değil
Hay ve vedüd cilvesinin eşref-i mahlukata temessül-ü iktiza
Senden ırak olmak müteessir-i elemkârâne değil
Âlem-i bekada lütf-u cemalini iştibşarkârâne iktiza
Mana-i ismiyle bana bakan vecihte değil
Mazhar olduğu ism-i bakinin cilvesinde zilâl-i sabitte iktiza
Li-vechillâh hükm-ü dünya fâni masivadan başkası kizb Hamuş
El hükm-ü lil-ekser beşeriyet ehl-i hakk'a inkılâb huzur-u bakide iktiza
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Âşk-u rebinin efsunlu vuslatına özlem her anımda
Bir buse ile aldın can bende değil cananda
Gönül sarayını gülüstana çevirdin âşk-u nârında
İki cihanıda iştibşar-ı mamur eyledin bir çift mahrem-i kelâmında
Ta ki bezm-i elesten feleğe der-kenar eyledi şükürünü
İşvel-i edâsı kıskandırır gülşen-i gülü
Leyal-i hasret ah ederken neva-yi neyin bülbülü
Mehtap bile imrenir gülçehreli yüzünü
Ey Hamuş geçti ömr-ü fenâ ehl-i dünyadan ne gördün
Derd-i tasadan gamdan başka ne gördün
Tevellüd-ü mevt'e kadar dâr-ı mekanı mâtemhâne gördün
Reçete-i kurtuluşa rabb-ül rahmeti gördün
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Ehl-i dünyanın hakikat-ı hâli evham-ı nefse eziyet
Meskuk-u müşkilat heva-hevese hizmet beyhude-i fuzuliyet
Harama meyl-i tereşşuhat imân-ı billah esasiyyey-i mani hatarlı hizmet
Hayât-ı ebediyye saadet-i ebediyeye vâsıl içün iman-ı tahkikiden ibaret
Ebed-i saadete say varken nefse hizmet hilâf-ı akıl hilâf-ı hikmet
Ubudiyet esbab-ı sırrıyla rububiyete kesb-i muâlefet
Ehl-i dünyada abd'a belâ-i musibet abdın ıslâh-ı hal keffaret-üz-zünub'na delâlet
Nefs-ü çendan hakaret-i ihanete müstehak müftehirane ihsanat-ı yâd ria-ı kesret
Kelâmın feyz-ü bereketi hâlisane dostlara ihsan-ı ikramdır Hamuş
Âdem-i mahlûkatsın şöhret-i kâzibeden gurur-a la-düçar ikrâm-ı rabbaniyyedir şükr-ü hamdla zikret
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Temaşa edilse cümle her taraftan nur cemalin
Dil lâl olur lisan-i hâl zeban-i gülşenin
Rahmetin inkişaf olur vedüd hakkı abd-ı maşuğuna
Sirayeti kudret-i rahman misâl-i resul-u kuluna
Abd-ı fakra arş-u âzamu taht-ı miracına fakir
Hayy-ül kaayyum esbab-ı sırrı abd-ı hakir
Yüreği çerağ-ı pür bezm-i sırrı bela-bazdan yanmış
Ömr-ü semeresi pervânegan-ı aşka vuslat-ı kanmış
Abd-ı ruh sudedir nefs-i emmare düçar hep
Ayn-ı ab namazgüzar-ı mihr-ü vefadır matbah-ı maşuğun hep
Verilse hezar-ı derd-i ızdırabı illet
Halil-i aşkın vecd-i safadır mah-ı himmet
Rûz-u şeb rahmet-i dest-efşanı gönüllere sekine Hamuş
Metâr-ı tâ'iran rıza-i ilâhi hakkı celle celâl-u guş
(Muammer FINDIK

13 Haziran 2016 Pazartesi

Hüsn-ü Hamuş

Hâkk'ın tecellisi ruhlara olunca vârid
Rahatlık-hastalığa,bilgi-ibrete,nimet-nikmete
Sevinçli gamların gölgesinden ta'rid
Taridden rüyalara belâdan vuslata hepsi ilm-i hikmete
Dünya can yakan bir hilekâr
Fitneler,belalar boğucu dalgalara,şehvetler zehire
Gayrı ömür bir nefes ızdırablar nalekâr
Ya Rabb acılar son deminde alâmetini bırakma te'hire
Ey Kadî-ül-Hâcât,bahtı kara bargâh-ı sübhaniyene münacat
Dil sükut,ahval herc-ü merc ünsiyetinde afvın var
İzz-i fâniden,izz-i bakiye senle Hâkk itimad-ı necat
Kadim olmayan yârın halili bi-sezaver
Ruhum hülyalarla yoluna cuş ederken
Başka teranelerde guş hali harab
Yârın kuçağında son nefesi verirken
Sende buldum kulluğu.Demedim başkasına Ya Rabb
Durdukça cazibedâr dünyadan yeter
Ol desen olur dâr-ı imtihandan âzâdesi
Nefs-i nâtika esman olur fakire keter
Ey Rahmet-i bîpayan,Gaffar-üz-zünub'sun günahlara kazadesi
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Cennet-âsâ vadi-i hâmuşan enverdir pir-i mugan
Makamat-ı Resül-ü zi-şan ile mübeşşerdir pir-i figan
Sayesinde zir-ü zeber-i din-i mübini cem-i timar şayan
Peyrev-i tevarüd-ü cemaate ferdir pir-i mugan
Bed-i mürşid-i a'zâmı vâsi ilm-i ledünni-i yed-i rahmet
Küfr ile kalb-i a'lale pür-merhemi berdir pir-i figan
Bed-i mürşid-i a'zâma kim kemal-i feyzinden vâkıf-ı esrar
Hem dest-i vifak şaheseri tarikine müyesserdir pir-i mugan
Keza âlim-ü mürşidi kim idrak kıymet-agâh ol mürid
Müteezzi-i cefa-dide talebeye şevk-âverdir pir-i figan
Hakeza âlim-i mürşide bâbında hidmet kader-i ilâhî
Leyl-ü nehar ibadetkâr-ı sıdk-u dil-âverdir pir-i mugan
Zihi hem dâr-ı teklife hem dâr-ı bekaya devlet-ü ikbal-i semeredir Hamuş
Yeym-i nüşurda abdiyet-i ifada şahadet-paredir pir-i figan
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Halil-i aşk abd-ı maşuk ehl-i dünya harid
Olma mütessir rahmete mazhar abd-ı sacid
Makbul-u dua şart-ı kabul içtimai nisbettinde makbul-u ziya
Rahmete visal uhuvvet-i gıyabında tulûat-ı kalbiye ile me'sur dua-i ziya
Âdem-i beşeriyet bi-sabr-ü teenni hilâf-ı maksud
Sabr-ı müşkilatta hırs inayet-i tevfiki hilâf-ı ma'bud
Masiyet-i sabr esbab-ı sır müttaki-i mazhar
Musibet-i sabr mütevekkil-i mazhar
Bi-sabr şikayet-i tazammun
Beşeriyet acz-ü fakrı mutlak şekva o'na latazammun
A'mal-i uhrevide sû'-i zanı men içün aklen kalben inkişaf-ı tekemmül
Rıza-i ilâhide ağır mükellefiyet-i halâs içün tahammül
Yâr-ı dost hakk-ı kur'an Hamuş
Düşman istersen ağyâr-ı nefs yalan
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Yetmez mi yarab yüzler kara ne zaman rahmet
Makam-ı abdın namazgüzar ne zaman himmet
Çarh-ı felek devr-i daim abadın ne zaman kısmet
Senden medet bekler ümmet-i muhammed ne zaman keramet
Din-i mübin izmihlal inşirahın ne zaman elzem-i nihayet
Âdem-i beşeriyet zir-ü zeber ahsen-i takvime ne zaman kemâl-i istikamet
Ömr-ü sermaye kısa avâre gezme ne zaman abd-ı saya niyet
Bezm-i eleste kal-û belâ ahd-ü peyman ne zaman sıddîk-ı hidayet
Tüm mevcudat lisan-i mahsusiyle ona zikr-i zeban sana basiret ne zaman hayret
Rahmet-i vedüd ism-i şifan kulluğa ne zaman sirayet
Heva-hevesten tecerrüd derd-i rıza-i ilâhi ne zaman aidiyet
Aceb idrake nasib olurmu esfel-i sâfilin nümadır ne zaman ibret
Yaraşmışdır şeb-i arus Hamuş'a inşallah son nefeste kelâm-ı şehadet
Nefs-i bende olma kanaat ne zaman doydu ki nefs-i beşeriyet
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Bâtın-ı aşkta maşuğun muhabbetinde adem-i meşakkat müthiş
Mahbubun iktiza-i muhabbetinde firak musibet-i muvahhiş
Sâni-i zülcemâl adem-i beşeriyette âşk-u muhabbeti vedüd-ü libası
Bezm-i feleğe kalem-i kazâ-i kader cilve-i esması
Eda-i vücud şükr-ü hamdda sebeb-i illet
Şekvaya ne hacet esma-i cilvesine mazhar adem-i illet
Camid-i ma'dum değil eşref-i mahlûk olarak halk eyledi
Delâletten selâmete nimet-i islâmiyetle şerefyap eyledi
Hırs-ı şekva küfr-ü nimet
Sabr-u kanaat hüsn-ü nimet
Esma-i hüsnanın cilveleri nev'-i na madud
Kelâm ile tecelliyat-ı hikmeti eşhâs-ı na mahdud
Nakşeylemiş feleğe levh-ü kazâ-i kaderi Hamuş'a
Mevcudat rububiyetinde zikr-i zeban vâcib-ül vücud
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

İnayetin ta'arrüf-u pâyeden alâ-i illiyyedir
İdrak-i ehl-i müttaki rıza-i ilâhın şeref-i ulliyyedir
Ubudiyette taat rıza-i ilâhidir şuur-u davada
İnsibağdan ırak mahlukat ma'budiyetten masivada
Rahmetin bendegamına fer-i irtika
Ubudiyet fenâ fillâhta ayn-ı beka
Ledün ilmin dür-u gevherden berter
Sümmettedarik tasannuf kesb-i ilmi kemter
Lâfz-ı kelâmın gönül sarâyını dil-güşâdır
Kitab-ı sünnetin hikmet-i nûr-u irfandır
Lütf-u huzurunda bir lâhza an pür-envâr hâr-ı güldür
Bağ-ı safada belâ-i cefadan öten bülbüldür
Dâr-ı fenâ imtahan safa sürmedi Hamuş
Cemaline müştak kulun başka eşiğe yüzü sürmedi
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Me'haz-i kudsiyet lütf-u kerem Resül-ü zi-şan
Tüm mevcudat heme-ost kâm-ı vecd Resül-ü zi-şan
Halk-ı envar-ı ziyasına mazhar adem-i beşeriyet
Celle Celâl-ü esma-i ziyasından mâh-ı mihre sirayet
Musaddarı oldu terbiyet-i perverde kerem-i rezzak
Mahşerde bile nebiler senden şefaat diler mâh-ı rezzak
Eflâk-ı âlâdan rahmet ümmete mihr-ü himmet
Cüz-i akıl esrar-ı perde vehb-i ilim sir-i hikmet
Âşk-u şarabı nuşa nuş edip maşuğa pervaz
Gül hicab eder gül-i Muhammedî misk-i reyhan endaz
Sünnet-i seniyyen ehl-i dile pençe nakl eder
Seni rü'yasında göremeyen göz hicab eder
Hamuş'un levh-ü kâleminden na'tın dökülür
Da'vâ-i fazlın içün ayn-ı ab dökülür
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Ey derdime himmet-i esrâr-ı nihan şahım
İllet-i tecelliye ayan abad-ı devlet-ü hünkârım
İlmel ayn-el yakin müttakilere beliğ-i aşikâr
Sahib-i tahric iman-ı billâh inkişaf Resul-u yâr
Hak nazarında ism-i mahfuzun Resul-u Muhammed
Ümmetine eleman meded mâh-ı himmed
Acep nasip olurmu varıp dursam lütf-u huzuruna
Yâr-ı mahrem can desem toprağına
Duandan veraset-i icra fakire iznillâh
Çarh-ı felek nutk-u revanın dil-ârâ iznillâh
Sünnet-i seniyyenin vasfı ümmetine emanet değil mi
Ahsen-i takvim üzre halkeyledi dava i'la-yı kelimetullah değil mi
Ey Hamuş cevher-i hakikatın eşref-i mahlukat
Ta ötelerden rabb-i muştu abd-ı hakikat
(Muammer FINDIK)

12 Haziran 2016 Pazar

Hüsn-ü Hamuş

Evvel ahir inayetine mest-i gark olur adem
Envâr-ı rezzak-u maharet iki cihan server-i âdem
Pür-nura yakîn seyr-ü sülükte lisan-i hâle sirayet
Din-i mübinde keşf-ü beyan risalet
Olmuş mahfuzun dillerde ism-i salâvat
Kemal ile ekrem-i cihan mâh-ı abat
Her beyite ism-i pakini envar-ı şerhin
Zeban-i hezar yetmez ilm-i ledünnide rüsuh-u şerhin
Hakka irtikada visal ümmetini koma müşkil
Kâm-ı dem ile ümmetin yolunda sabr-ı cemil
Ömr-ü sermaye senden bîhaber hasenat zir-ü zeber
İllet-i hacet sen masivadan gayrı nefs-e zülm-ü şer
Yolunda bendelik kılsın Hamuş'u ihya
Duan feyz-ü himmet ümmetine hayy-ü ihya
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

İzah eder kitabullahı hükm-ü el-hakk
İdrak eder dil-âğah müttaki-i pak
Sultan-ı hem muhacir-ensar hem edib-i hatib
Bezm-i eleste nakş-ı kalem-i felek kiramen katib
İsteme bedel rıza-i ilâhi ab-ı hayat
Etme cevelân eşiğine rabıtabendde ehadiyat
Lütf-u huzurunda na-çizdir bendegamın himmet-i inayet
Mürşid-i ekmelim müridin her lâhza kâm-ı hamiyet
Hâlis eyle ubudiyyette fısk-u fücur eyleme
Rahmet-i cemalinle muamele kahhâr-ı celâlinle peyleme
Başdan başa âşk-u nârında seyr-ü sefa
Cem-i cemaat ayrı olsada ihvanım çekmesin çile-i cefa
Görünür bâd-ı sabâda Hamuş'a himmet-i hızır
Kudretin gayr-ı mütenahî sâni-i zülcemâl-zülcelâl zihayat ona nâzır
(Muammer FINDIK)

8 Haziran 2016 Çarşamba

Hüsn-ü Hamuş

İlâhî tecelliler nurlarını,sırlarını kalbime bast
Bast maksud.Maksad ancak kullukta ki kast
Ey yeniden şahlanmış ter-ü taze irfan
Ey dest-güzar beşeriyyet iddifan kulluk desfan
Her vecihte dem-beste vicdanlar meftun
Safvet-i kalb nurun ile olur guna-gun
Bağı yârende gül açmış bülbül eder avaz
Hârim-i cana nakkaş olmuş esman dil-nüvaz
Rızk-ı halkından hem tab hem guş eder avalim
Bunu idrak-i varidat hayalim
Esbab-ı mucibe şevk-i demle eyler ragıb
Derun-i fikrim varıb huzurunda der kullukta sagıb
Hem ruy-i zeminde beşeriyyet,nebatat Rabbi bilir anı
Semalar âlemler yaprak yaprak vasfınla kanı
Kalb ve akıl iki ayrı buud yüz yüze bakar
Evham zail olur nurunla kalbten perdeler kalkar
Devr-i felek O'na davet O'nda mücerred-i nefs
Sadr ile âlem nam-ı celilin nikab-ı keşfinden mümerred-kafs
Nur-i Kuddûs'i kibriyam vâcib-ül vücud'un hergiz
Âdem nefsine dûçar katından tard edildin.Bi cümle zübabdan biliriz
Ey Ma'bud seni bilmemek haşyet-i Hâkk senden ırâk gaflet
Zahirde gafil değil batında sine-i ataşınla halvet
Âşk-u nârınla kor olup sidre-i pervaz
Kalbim aşkına aşiyan aşksız koma ahvalim dehşet-endaz
Esma-i sıfatın pür-esrar-ı âlî
Vasfı tahakkukun ashâb-ı irfana muttali
İsterim lütfunu Ya Rabbi kahrın olmasın aşikâr
Tek emelim boynu tasmalı kıtmire âsân olsun kâr
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

İzah eder kitabullahı hükm-ü el-hakk
İdrak eder dil-âğah müttaki-i pak
Sultan-ı hem muhacir-ensar hem edib-i hatib
Bezm-i eleste nakş-ı kalem-i felek kiramen katib
İsteme bedel rıza-i ilâhi ab-ı hayat
Etme cevelân eşiğine rabıtabendde ehadiyat
Lütf-u huzurunda na-çizdir bendegamın himmet-i inayet
Mürşid-i ekmelim müridin her lâhza kâm-ı hamiyet
Hâlis eyle ubudiyyette fısk-u fücur eyleme
Rahmet-i cemalinle muamele kahhâr-ı celâlinle peyleme
Başdan başa âşk-u nârında seyr-ü sefa
Cem-i cemaat ayrı olsada ihvanım çekmesin çile-i cefa
Görünür bâd-ı sabâda Hamuş'a himmet-i hızır
Kudretin gayr-ı mütenahî sâni-i zülcemâl-zülcelâl zihayat ona nâzır
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Derdime derman peşvâ-i bedihi
Meded senden ey mihr-i ilâhi
İrfan-ı feyzi manev-i mâhi
Kalb-i pakinin visali mirac-ı sarihi
İlm-i ledünnide rüsuh-u şerhi
Kitab-sünnet kelime-i tevhidi şarihi
Âdem-i beşeriyetin çarh-ı kelâm-ı şehadet şifahi
Hem Cenâb-ı Hakk'a hem ümmetine himmet-i sahi
İlm-i fazlında âdem-i vâlâcahi
Kesb-i ilmin vehb-i ilme dûçarı içün bismihi
Rabbi inayet-i kudreti ançak güruhi
Ümmeti yetmişüç fırka gaye-i külli rıza-i ilâhi
Acep naçiz kıtmir-i Hamuş'a şefaat edermi mâhi
Küll-i mevcudatın pür-envârı şahi
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Gönlü sürur yek be yek esbâb-ı mucibi sen
Çarh-ı âşkında arş-u âlâyı lerzeye getiren sen
Kelâm-ı metnin âşk-u nârının şerhi sen
Ayrı düşmez sevdalı yürekler fazl-ı şerhi sen
Ru'y-u sâye ol pertev-endaz dil-azad sen
Taarüfundan bâb-ı kalbe karin-i kabil dua sen
Kıllet-i a'mâle seyr-ü sülükte itina sen
Hikmet-i âlimde neş'et eden bişüphe yâr sen
Ebyat-ı na'ta visal içün ayât-ı sünnet-i seniye sen
Hakk-ı medh-i a'mâlde bürhân-ı kavi sen
Medar-ı hüsn-ü cemal mazhar-ı feyz-ü kemal sen
Eleste zeval-i firâk mahşerde vuslat-ı temaşa sen
Hamuş'un dilinde zikr-i mu'tad sen
Kuluna her daim aff-u mağfirette bulunan sen
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Vâcib-ül vücuda intisabda sırr-ı vahdetle irtibat
O'na bi-intisab firâk-ı zeval ademe mazhar-ı hakikat
Bir lâhza cemal-i temaşa vücud-u münevver
Âdem-i vücud pür-envâra gark içün vahdet-i perver
Dâr-ı fenâ imtahan firak'ı sanma madum
Âdem-i kudret-i ehad-i sameti intisab-ı ma'lum
Dünya destgâh-ı mezra ahirette mahsulat
Dâr-ı lezzet menzil dâr-ı cennet'e vuslat
Mevcudat-ı seyyale sâni-i zülcelâl
Mahlukat-ı seyyare sâni-i zülcemâl
Mevcudat-ı envar-ı hayat lisan-i mahsusiyle enva'-ı tesbihat
Esma-i ilahiyenin cilvelerinde tesbihat-ı zihayat
Kullukta istilzam-ı iktiza hamd-ü eda Hamuş
Çarh-ı kelâm-ı fazlın kaleminden hamd-ü seda
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Aşkı yüreğe sırlamışım izhar eylenmez
İdrak edene abd lütf-u keremidir şikayet eylenmez
Zahmette rahmet vardır terk-i edeb eylenmez
Bezm-i eleste kal-û belâ ahdi var küfür eylenmez
Hoştur senden gelen gül-ü diken sual eylenmez
Dertte şifa şifada belâ sebeb-i mucib eylenmez
Gönlü sürurdur gam-ı musîbet yüzünüzden elem eylenmez
Rahmet-i Vedüd haberdar dua eylenmez
Eyvah ki ne eyvah ah eylenmez
Eyvallah hayr-ü hikmettir idrak edene şüphe eylenmez
Kandan irinden deryalar olsa adı aşk beis eylenmez
Yandım dedikçe pervane misali geri eylenmez
Candan geçip canana yâr olmaktır kâr eylenmez Hamuş
Âşkı zülf-ü telde arayan ilah-i aşka kâm-ı visal eylemez
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Mumlar gibi âh-u efgan mihr-ü mâh encâm-ı kâr
Değmesin ayn'a namahrem eli mâh ber-kavl-i yâr
Tüllenir mihin derd-ü ızdırabından kor sinelerde
Kalb-i sürur eyledi münevver-i fermanı guş-i kabul-i can'i-de
Musahhar-ı mâh'a pervane lütf-u hidâyet-i edâsına kadim gönül
Ruh-efzan-ı mehr hülyalarda dolaşırken hazan vurmuş bağlarda beyhude ötme bülbül
Çarh-ı ahdar içünde mihr-ü mâh hâkaik-i illet nehy-i ilâhidir
Şanı nakş-ı kudretin bezm-i elesten kader-i feleğe emr-i hadimidir
Mahviyet-i tevazuyla gönüller mihr-ü mâh'ın nuruna istiğna
Gül-ü mihr abdın kurtuluş-u abad-ı miracına
Âşk-u şarabından inler dolaşır ney-i sükut
Cibril-i emin bal-u şerbet eyler her şey lâl-u sükut
Kâm-ı âşkı kef-i efsus olmasada ahsen-i takvime vefa-i sebat Hamuş
Ötelerden sana gül-i Muhammedî rayiha burcu burcu ab-ı hayat
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Defterde günahlar ve sevablar ardarda
Ümitsizlik her yanda hele şafaklarda
Nefs-i desiseler kalb-i koridorlarda
Örümcek bağlamış beyinler maneviyat dibsiz kuyularda
Sanki din-i mübini hizmet etmemiş bu yüce nesil
Asırlık çınar kurumuş neredesin mesih-i nesil
Gözler yollarda fer kalmadı hızır-ı asil
Kulun ahd-ü belâ Rahmet-i vasîl
Nur karanlığı çarh-ı gark meşhur
Sana önder ceddi kubur
Heva-hevese takıp kalma âdem-i zi-şuur
İznillâh bu son kale islâm-ı huzur
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Gönüle vuslat kim eyledi mihr-i mah
Huzuzat-ı nefsaniyeden tecerrüd feyz eder mihr-i mah
Âşk-u nârı gör envar-ı sebebi bülbül
Fazl-ı muhabbetin lisan-i hâle sirayet lütf-u tesiridir gül
Maşuğa dil-bend olan tahkik-i iman pür-visal
Aşkı maşuğa nazar her lâhza vuslat bezm-i hisal
Hilkat-i himmetine bak ehl-i dalâlet küfr-ü dalal
İmân-ı şevkle cehd rabb-i inayet ihsan-ı kemal
Cürm-ü kesret diye çarh-ı vech rahmet-i gafur
Himmet-i ala tut mevlâ etmez seni mağdur
Ruz-u şeb onu hemdert eder abd-ı teşrif
Aşkından mestane pir-i muğan eylesin gönüle teşrif
Bende-i perver şükür-ü eda salat-ı secde Hamuş
İsmi hezar-ı zeban guş eder sineler cuş-u huruş
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Müttakilerin ziya-i vechi envâr
Yürekleri yaşatma sevdası simaları huzur
Derd-i maişeti neşv-ü nema ilah-i nur
Beklentileri yok sineleri kor küfre sur
Müttakilerin mezarına akar oluk oluk pür-envâr
Yağmur bulutlarına benzer her yana rahmet
Nam-ı celilin için gözü yaşlılara merhamet
Ötelerden ab-ı hayat sunar beklemez keramet
Düşünceleri pörsümez onlara sensin inayet
Cennet vadilerine eş cihana reyhan-ı rahmet
Mürşid-i nebi gibi dilinden bal-u şerbet damlar
Huzur-u sükûn bulur efkârlar dağılır gamlar
Mefkureleri için üveyik-i şehbal şevk-i kâmlar
Sahabe-i güzin olur herbiri tastamamlar
Ümmetin selâmetine visal nur hüzmeleri damlar
Hemderd olur her daim melekler
Hasb-i hâl ederler ruhaniler
Arş-u a'la lerzeye gelir dua durur felekler
Ta asr-ı saadetten muştu kardeşler
Hemderd olur her daim melekler
(Muammer FINDIK)

29 Mayıs 2016 Pazar

Hüsn-ü Hamuş

Bir tecelliğah fâni-i cihana hüsn-ü halkın
Nura gark olur beşeriyyet envâr-ı pakın
Tüm mevcudattan evel kuddûs-ü ruhu halkın
Bundan perver eder şem'a-pakın
Din-i mübine zi-şan hadim sulb-î halkın
Gevher-i eşhâsı abad eder meşreb-i pakın
Kemâl-i ihsan âlem-i cihana rahmet-i halkın
Mahşerde nebiler bile meded ister şefaat-ı pakın
Kerem-i bâridir a'lâ-'yı-a'la hikmet-i halkın
Kesb-i ilimden vehb-i ilme himmet fazl-ı pakın
Hâldir mu'teber kitab-sünnet halkın
Yetmişüç fırka seyr-ü sülük lisan-i hâline pakın
Hücumât-ı sitte ehl-i dalâlete esbab-ı sır Hamuş
Nefs-i enaniyeti rıza-i ilâhîye teslim iki cihan pakın
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Mevcudat lisan-i mahsusiyle müteaddit enva'-ı tesbihat-ı rabbaniye
Esma-i ilahiyenin iktiza-i istilzamında zihayat-ı rahmaniye
Fenâdan bakiye seyr-ü seyelan hareket-ü cevalan
Mevcudat-ı seyyale mahlukat-ı seyyare rububiyet-i bezm-i cereyân
Bezm-i eleste kal-û belâ gayat-ı galiye
Dâr-ı fenâ imtahan ma'bud'a kulluk maksad-ı âliye
İsm-i sübhanı cihana inkişaf hakikat-ı âliye
Ezelden ebede islâmiyet hakikat-ı bakiye
Dua sırr-ı azim-i ubudiyet
Mevcudat lisan-i istidatla intisab-ı rububiyet
İçtima-i esbab duâ-i mahiyet
Sırr-ı ku'ran nûr-u iman mirac-ı abdı salâhiyet
Aşığın ma'şuk-u ma'bud'a teslimi ihtiyac-ı fıtrî lisanıdır Hamuş
Ubudiyet Hâlik-i Rahimden rezzak-ı duâdır
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

İman dolu kor sineler yakar bizi
Dost-düşman nur bilmişler semtimizi
Dil sabr-ı suküt kalblerde itminan
Nefs-i enaniyet dize gelmiş şeytan bi-mekan
Ruhlarına cendereler üfül üfül reyhan-ı cennet
Ötelerden muştu aşina ab-ı himmet
Nerede bir yangın olsa itfaiyye eriyiz
Kevser sunmaktayız husumete seferiyiz
Drahşan gönüllerde sünnet-i seniye kavi
Din vatan bayrak gayrısı lâfz-ı savi
Beklentimiz yok ekmişiz tohumu
Cedden bildik anlatır haliyet-i ruhumu
Küheylanlar gibi çatlarcasına koşar ruhlar
Yeis-i atalete düşme mazide akkorlar
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Germ-i aşkı gör himmeti rûz-u şeb hamdele
İmtiyaz-ı hünerdir ancak bu millete hâdim-ı hamele
Etdi hizmet-i imaniye yâd-ı rıza-i ilâhi ile
Kılmadı endişe-i yâr cennet-cehennem sevdası ile
Bendegamın bezm-i eleste imân-ı tabende güher
İlâhi hatrı içün bâd-ı tecelli bi-ayn-ı hab vakt-i seher
Şefaat-ı keremi abad-ı envâr edib nev şerefyab
İzzet-i şanındır aff-u mağfiret seyyiat-ı kusrundan hicab
O Hayy-ül kaayyum ki şeref eyledi âdem-i vücud
Devr-i daim mevcudat esma-i ilâhîyyesi vâcib-ül vücud
İhya-i himmet eyledi feleğe der-kenar
Arş-ı a'zamda mirac-ı misafir mihr-ü mâh der-kâr
Mülk-ü cud-u sehavet bi-çarh-ı vech rahmetinden Hamuş
Kıldı müşteri iznillâh fakiri ala-i merhametinden
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Zevk-ü kullukta heryer neşv-ü bahar abd-ı kırmzı
Derd-ü tasayı bilmeyiz hamdımız feleğ-i yazı
Gaye-i hayâl bestesi dillerimizde
Mecnun leylanın adı var âşk-u yâr gönüllerimizde
Tokmağına dokunmadığın gönül kalmasa
Bezm-i canana uğrayan döner elmasa
Lütf-u ilâhîden emanet bilme nefsinden
Ta ötelerden kök salmış uluhiyet nefesinden
Can suyu gibi hayat bulur simalar
Küfür nûra gark olur İ'tikad-ı dimağlar
Tenler farklı diller farklı ortak nokta nur
Kal-û belâdan mahşeredek lisan-i hâllerinde iman-ı nur bulunur
Bu ezan dinmez bu bayrak inmez Hamuş
Âşk-u şevkle çarpan yürekler atalet bilmez
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Ataş-ı nâra dönüştü yüreğ-i eyyam
Canı canana bi-cem perişan-ı devam
Bezm-i ceminden firak gönül muhabbet-i müştak
Lem'a-i irfanı mahbub-u keremine iştiyak
Hücumât-ı sitte ile bulamazdı abdın rıza-i ilâhi
Etmese himmet-i cud-u kerem abd-ı mahi
Çarh-ı felek mahlukat-ı seyyare esma-i şanın
Gaye-i hayâli envar-ı çerağ vücududur anın
Lütf-u keremin leyl-i i'ta edersen dest-i gaybî
Hayy-ül kayyumsun bi-irfan gaybi
Bahşederse cihana arz-ı cemali inkişaf
Eder edna kulu mihr-ü mâh'a saf
Esbab-ı sırr bezm-i eleste ma'bud'a firak Hamuş
Hidmet-i iman ger ederse abd-ı alak
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Mefkûre insanı gaye-i hayâl dertlere şifa
Beyinler küf gönüller kir nerede o vefa
Her yan lağım ayrı bir illet-i çirkef
Beşeriyet hakkı unutmuş dava telef
Suret siret üç maymun gayesiz yığınlar
Aldatan aldanan iç içe ümitsiz yarınlar
İç âlem çöküntü sanki sura üflenmiş
Derd-i ızdırab bir hiçe maneviyat küllenmiş
Musibet bela yağar sağnak sağnak
Cemaat dağınık cemiyete ne kaynak
Kalb-i koridorlar nefse hizmet
Evlâd-ü ıyal sokaklara zimmet
Din-i mübin delik deşik
Dünya debdebesi şeytana beşik
Ruh felç maneviyat kagren
Yollar yolcusuz baykuşlar yâren
Dava kutsal gözlerde fer sensin
Dua dua ilmek ilmek beklenensin
At üzerinizden ölü toprağını şafak nur
Doğrul senin iman dolu göğsün sur
Kaç zamandır yolunu bekler gönüller
Vazife ubudiyet mest-i hayran lisan-i hâller
Kır nefs-i prangaları arş'a pervaz
Eşref-i mahlûksun ma'bud'a hamd az
Yakup misali ağlasak halimize gözler kanlı
Ey hat kendine gel mazin şanlı
Sensin kurtuluşa ile'l-ebed vesile
Gel ki artık karanlık nura kesile
(Muammer FINDIK)

Hüsn-ü Hamuş

Sırr-ı azim-i ubudiyeti ruh-u hükmü
Esbab-ı içtimai müsebbebin lisan-i hâle hükmü
Kâinatın esbab-ı müsebbebatı yâr
Hakim-i rahimden gayrısını istemek ağyâr
Terakkiyat-ı beşeriyatın kısm-ı a'zam-ı manev-i keşfiyetı dua
Izdırar-ı lisan-ı istidadla kalb-i halisle makbul-u dua
Sebeb-i hilkat-ı alemin sırr-ı dua
Çarh-ı felek mihr-ü mâh'ı husul-u maksud'a visal kabul-u dua
Rûz-u mahşerde şefaat-ı nail içün sünnet-i ittiba
Kâmil-i mümin meratib-i saadet içün habibullah'a duâ-i ittiba
Abdın âciz-ü fakru duası kerim-i mutlak
Dua kabul olmadı denmez saâdet-i ebediyye vücud o rahîm-i mutlak
Dua âh-u fîzâr matlub-u makbul veya evlası
Şafi sen şifa sen sensin kulun devası
Ey rahmet-i kerim ünsiyet-i inşirah Hamuş'a
Vermek istemeseydi istemek vermezdi rahmetullah