7 Mayıs 2016 Cumartesi

Hüsn-ü Hamuş

Ruhumda asırları aşan billûr asude
Dava mukaddes devr-i daim sude
Her yiğide nasib olmaz gönül mes'ud'e
Dolu dizgin küheylan gibi na-sude
Çatlamış kurumuş sinelere rahmet
Tabloda her fırçadaki zahmet
Gözlerdeki pus gönüllerdeki perde
Sevdanın olduğu yerde sevdalı düşer mi derde
Ufukta beklerim hicranla seni
Lütfunla kereminle sar beni
Dizlerde fer gözlerde yaş kalmadı
Fakir senden gayrısına meded bağlamadı
Keramete bel bağlanmaz istikamet rağbet
Kulluk vazifesinde rabbe müebbet
Nura gark olmuş geriye dönmez
Bu sevda hakk sevdasıdır sönmez
Metafizik gerilimle âlemden âleme dolaşır
Teveccüh ziyasıyla hidayette başkalaşır
Saadet havuzunda masivalaşır
Ebediyete yürür ruhanilerle selâmlaşır
Kavuşmuştur artık maşuğuna
Rabbine zabt-u rabt değmeyin huzuruna
Lütf-u cemali armağandır kuluna
Her kuluna mah şefaate buluna
Nefs ve kulluk ikisi arasında beşer
Dünya meşakkatinde insan neşer
Ahsen-i takvim gibi hayırda yeşer
Murad odur ki kulum nidası ile eşerr
(Muammer FINDIK)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder