23 Kasım 2020 Pazartesi

Hüsn-ü Hamuş

 Beyhude dolaşırsın dehr-i fânide neden bi-idrak

"İnnâ halaknâ-l-insâne min nutfetin..."kelâmından firak

Ki künhünde zat-ı ehadiyete secde-i şahadet 

Basiret! Ey ademoğlu cihan âlem sende delâlet 

Zeminden fezadan cuş-u huruşken fazl-ı Bürhani 

Dolar fuadın cilve-i-zar-ı envârâ-envâr-Sübhani

Balçığım ama ruhumda sani-i rahmetin

Bu kadriyetinle usret bulunmaz yüsr-ü vahdetin

Esma-i ilâhiye zıllisinin belâsı olmuşsun

Evamir-i tekviniyetinle pür-celâsı olmuşsun

Neşreder seyyare seyyale dest-i teshirinle

Senin ahkamını tüm mahlûkat lisan-ı tebşirinle

Asumandan feyz-i bereket alır ma'rifet-i ferasetin

Cevherler bulur yeraltında murakabe-i dirayetin

Ummanlar şöhret-i âşkın mevcler kemerbeste-i ubudiyet 

Dağlarda semalarda şahbâl-ı pervaz etsende rububiyet

Rüzgar refref-i saile hava burak-ı mütenakkıl emrinde heran

Ki hadidin olur gezersin âlemi herzaman 

Dayanmaz cehd-ü gayretine kandan irinden deryalar

Def olur sen muharebe-i sebata girdikçe hücümlar 

Zalamda  gezsen ruşenin fikr-i hikmettir

Ki her leması bir bi-hamid şavk-ı ebediyettir

Halasın emr-i müşkil olsada ecelden pusulan mülhem-i himmettir 

Ki her leması bir bi-hamid şavk-ı ebediyettir

Ne matemler ne firaklar ne hicranlar

Ki gülçin olurum nahl-ı emeldir matem-i zamanlar 

Bu devran ne kadar dehşetengiz dûlabimiş 

Vukuatları mahveden yed-i rahmetin ayn-ı seylabimiş 

Tefekkürden sürur terakkiden terakkiye 

Teavün ettikçe bir adım daha yaklaşırsın Hallâkiye 

En sürur anında en zişan günlerinde münacat 

Müstakbelde dahi adl ve istiklaldir hep hacât 

O müstakbeldir mefkûrenin o dur ma'şûk-u vicdan

Bu mukaddes davadan ârâm olursa ruh yare-i  hicran 

Sen şevk-i seyreyle nebi arş-u alaya sellisi  

Ki hamurunda rahmetin zıllisi

Cümle esrar-ı fıtrattan gelir her emel

Mahve düşsen hayat-ı beşerden bilir gavr-ı mesel

Tıyniyet hayat ahiret ki cilve-i nihandır 

Dehr-i istikbal hüccet-i musafta feryâd-ı figândır

Duramazsın sevda-i idealiyle çun ab-ı revandır

Hakikatlerin şevkiyle oturamazsın sehv-i lisandır 

Zulmet başa yağsa asuman misâl

Ruha nakş hep zühre mâh-u mihr-i cemâl

Mah hem reh-nümâ hem râhın oldukça şâhid-i âmâl

Haşy duymasın sine-i deycuradan mâl-â mâl

Dem bu dem mâl-â mâl etsede cilve-i ahter 

Tahkikattan geçermisin? Heyhat ikrar-ı buhter

Esrar-ı nihandır künhü-i Muhyî o ki celal-i künhü 

Cevalen et durma sen ala-i abd-ı cünhü

Bir lahza bi-inkıtâ kadem-i keşf-ü beyân

İstikbaline kefen biçilmez irfan ile memduh-u cihân

Sen arş-u âlâda Hû ile mahbub 

Nasıl dersin cirmim mütenâhi-i mahrub 

Reşk-âver envar-ı gıbta-i kân

"Levlake" sühanın mahrem-i cân

Omuzlarda kulluk hallac-ı mansur 

Ölümler korkular dört bir yandan şavk-ı tasavvur

Kan kusup kızılçık şerbeti içtim deyüb 

Ya Rabb "Vazife-i ubudiyete halel" münacat-ı Eyyüb

Senin künhünde hall eyledi bi-reyb-ü güman Ya Cail 

Tefekkür! Esma-i tecellisini icmal-i tafsil Ya Kamil 

Nasıl behaim olurum Ya Mühevvin 

Hamuş sana bende arşta melaikeden muazzezken Ya Müzeyyin 

(Hüsn-ü Hamuş)