29 Temmuz 2016 Cuma

Hüsn-ü Hamuş

Karanlıklar üzerine varılmadan
Sineler dağlanıp çiğerler yarılmadan
Gözyaşı dökülüp kardeşe sarılmadan
Vatan millet gayesine varılmaz
Varlığını yaradana teslim etmeden
Zaaf ve acziyetinden kibre girmeden
Adem-i mefhumu reddetmeden
İmkânsızdır sayesine varılmaz
Kuyûd-u masivadan geçmiş âşk-u şevkle itaat
Ellerde bayrak sinelerde imanla şecaat
Sen şahid ol Ya Rabb Resül'den şefaat
Bezm-i fütûhun olmasa vicdandaki vâyesine varılmaz
Gönüllere âşk-u vuslatın ta'zimi dolmadan
Yâr ile agyarın hazimi olmadan
Mazlumun ahının tecellisi ile azimi solmadan
Mümkünmüdür adl-i mayesine varılmaz
Feyz-ü cuş ile geçmeden
Hüsn-ü âşıkın envarını içmeden
Küllî ef'ali ef'al-i Hâkk'tır seçilmeden
Dergâhındaki payesine varılmaz
Ruhun zenbereği sana kurulmadan
Hâkk ile batıl imbikte durulmadan
Nefs-i emmareden kurtulmadan
Asla dayesine varılmaz
Yâr-ı vefaya huşu ederek
Nam-ı celilin bu necip millete guşu gerek
Mu'tadın olan inayetini nuşu bilerek
Havf ve reca ki hayesine varılmaz
(Muammer FINDIK)

26 Temmuz 2016 Salı

Hüsn-ü Hamuş

Öyle bir değer ki gurbet
Çeliğe su vermek misâli
Hicranla tüllenen günlerimi siler mi garbet
Gönlümdeki makamın hafakanlara infiâli
Vaktâ ki vehme,hayale sığmaz fütura
Kandan irinden bir pıhtıydı her ferd
Donakaldım halimi setr eyler mi sütura
Cibilliyet,zemin-i zaman dürülür işte bu derd
Cemiyet içinde gurbet insan garib-ü tenha
Hüzünlü matem okşar gözyaşlarını
Akrep yelkovan arasında zaman minha
Yatak taş kesilmiş hüzn-aluda yaslar başlarını
Peşimde kasvetli hicranlı yevm-i memdud
Artık arada yollar elde cünha başka diyara
Ezelden ebede kutlu yolculuk a'lâ-i dud
Ağyar yol verir esbab-ı mücibe-i yâra
Kalbte neşâid-i kemalin duyarsızlığı
Ruz-u şeb yalnızlık vefakâr-ı refik
Gâh çöllerde gâh kutuplarda gönlümün ayarsızlığı
Sekarat-ül mevte iman felâh-ı tarîk
(Muammer FINDIK)

18 Temmuz 2016 Pazartesi

Hüsn-ü Hamuş

Hep kapkara birazda gri ak yok günlerde
Zatlar,sıfatlar,isti'dadlar tümden inişte
Öyle bir hezimet ki muştusu kalmış dünlerde
Ruh-i avâlim sereyan hafakanlar var sezişte
Kırık mızraptan dökülür terennümler
Nevmid olan kalb ahu efgan,dimağlar maraz
Her gün değişik cenâhlardan gelen kasvetli teressümler
Dil ayrı kalb ayrı bir bilinmezlik bir garaz
Maksad,maksud herc-ü merc çöküş muktedir
İrfan-ı kemal var lâkin ortam zifiri karanlık duygular dumura uğramış
Şükür inhiraf hamda visal uhtedir
Kıpırdanışlar var gel gör ki iki hazan arasında sararmış
Penceremde feyizli bahar-ı ömürden ıtr
Firdevsi kokuları getirir ruha ledündür
Elvan-ı ibadetin hatrından fıtr
Şevk-i suzi ki bestesinin tebessümüdür
Avamla havâss arasındayız ruh-i idrak
Küfran-ı nimet olma basiret mevsim ihsan-ı nimet
Gaflete ne hacet müsebbibü'l-esbab gayrısı işrak
Lütfundan ihsan-didegân ancak rıza-yı mahremin a'lâ-i kıymet
Vuslat yolunda müşahede şükür ve senada bahtiyarlık
Cehd-ü kâm ekvan zalâmda olsa sabr-ı eyyüb
Yakala kabul-i ademi ki bu geda sultanlık
Safha-i ekmel ki tarîk-i Mah'a baş göz sürüb
(Muammer FINDIK)

12 Temmuz 2016 Salı

Hüsn-ü Hamuş

İstemem gayrı artık sebeb,müsebbib
Her ruha her cihana sen mucib
Hicranından vuslatına igmazın tesir
Vatan addetmedi avnin ümitgâh kesir
Feryad-ı sükûn ne amel nede emel sevdası
Avnillah kalbe ümid-i averin sadası
Olsada her yan toz toprak kan revan
Masiva meydanı himmetine susasada olmasa devan
Gelmese bahar ötmesede bülbüller
Mukaddes huzur üns sofrasında rengârenk güller
Ruhumda fütuhat günleri kutlu muvacehe
Arz-ı huzuza eder bu hicab-ı veche
(Muammer FINDIK)

7 Temmuz 2016 Perşembe

Hüsn-ü Hamuş

Bâreke'llâh feleğ-i kelâm
A'lâ-'yı illiyyinde kıldı meleğ-i selâm
Alekası ahsen-i takvim-i i'lam
Esması nakş-ı hüsn a'lam
Enaniyete dûçar-ı tıyniyet-i bel'am
Arş-u a'zam men oldu melam
Etti ruy-i zemin-i decv-i zalam
Defter-i a'mâl der-amed-i zülam
Dâr-ı mihnet seyr-ü sefer bi-külam
Dâr-ı bekada ger-i külam nefs-i mülam
Nademet lisan-ı hâle ayan-ı alam
Etse ta'zim-i arz-ı isti'dad-ı gulam
Hamuş tavr-ı hassı taat-ı niyaz-silam
Şevk-i kâm bünyad muhabbet-sılam
(Muammer FINDIK)

5 Temmuz 2016 Salı

Hüsn-ü Hamuş

Sirette perdeye eski silüet
Belirdi gözyaşı yılların vebali
Yok kırgınlık çaresizlik ayrı vahamet
Dostan yemişiz hançeri bundandır habali
Savrulurken ahali hırs-ı mezellet zemininde
Heder oldu mukaddesât maişet yemininde
Sevdamızın rengi zamanın her sayfasında
Kaybolup gitmiş gayb-ı hafasında
Canhıraş bir tebessüm safasında
Belâ-ender-belâda bi-vefa ondandır habali
Mevsimlerden hâlâ zemheri
Kıştan sonra bahar var sabr-ı semherî
Damarlardan kan gözlerden fer sekerat diyor
Gözler belli bir noktada ruha takılmış gidiyor
Her yanda feryad beste-i mevt aksediyor
Desise-i şeytanla yaka paça candandır habali
Bilinir hâsılı o artık ukbada
Ey hat kendisini sanır hâlâ dünyada
Kadr-i kıymet verilen debdebeli hayat
Ab-ı hayata beşiklik yapan gayat
Ulvî gayatlarda ismi rayat
Hasret-esef kervanına vasılındandır habali
Filizler var kökü mazideki çınardan
Filizlerden haber var selsebili pınardan
(Muammer FINDIK)
Not: Ayrıca tüm islâm âleminin ramazan bayramı mübarek ola

3 Temmuz 2016 Pazar

Hüsn-ü Hamuş

Sular gibi başı taştan taşa vurur yâr yâr
Bidâyetinden nihayetine seyl-i cuşuna
İlâhî rızasını sunsa da fuad zâr zâr
Nev-i âdeme sunmadıkça hidâyet-i aguşuna
Fıtratın derdi tefrikten simsiyah
En güzin merhem derdine derman beşeriyyet
Aldatan aldatana sinesi hafakanlara seyyah
Örs ve çekiç arasında ruh perçinlenir adem-i mes'uliyet
Dil-zâr yaşarır mı? Gözler
Ata veya elemin inkişafı ruhuna bürhan
Vakt-i hâcet ile cedelleşir hülya-yı hazin sözler
İbret-hikmet, zillet-izzet, bi-idrak hep dehan
Cevherin turab değil sırr-ı ehadiyyet
Kemer beste-i ubudiyyet varlıktan ayıran çizgi
Tıyniyetinde esma-i İlâhiyeden illiyet
Gönüllerden perdeler kalkar tabla-i Hüda dan dizgi dizgi
Fakr ile haslet ilâhî nazar
Bâb-ı tâatta,bâb-ı kabul niyazi-i berceste
Hufre,Rabbe i'la-yı- kelimetullah felekte yazar
Kalblerin zimam-dârı sen vasıl eyle fer-i deste
Ucb ve riyadan vefa hacer-pâren okur
Alçaklık,muhtaçlık elbet insan vasfıdır
Sabr-ı cemil ile gergefine firdevsi dokur
Göreceksin asude günleri lâkin zahmet rahmetin rasfıdır
(Muammer FINDIK)