Asuman yekun
gam âlem afakî âlemdir
Beyt-ül-makdis
şikest kederden.Der ayine-i esrâr-ı kalemdir
Elemde dem
çehre-i masum-u âdem
Havf
aşikar-ı surette figân ile ruz-u muharremdir
Her saatte
sanki ebr-i seyelan-ı dem
Her sine-i
suzanda ruh çeşm-i matemdir
Âlâm-ı
aşiyan sende ecsad ben diyeyim terane-i kem
Kesb-i
liyakatta kayd-ı hestine müsellemdir
Sükûnetperver
ne gezer sal-ı halin gavga-yı alem
Dil-gir olan
gönüle ümidbahş gafur-u merhemdir
Tâli’-i
menhusu feryad-ı melüldür demem
Dünya mülk-i
adem insan agaz-ı nev-i ruz-u acemdir
Dâver-i
gerdün himem de bulunur mu genc-i direm
İşte çehre-i
gabriya fem-be-fem ceremdir
Her cephede
âsar-ı sitem seyret o dem
Her haşemde
nihan-ı şi’r-i mücessemdir
Siyahpuş
oluyor hamuş-u düşiyle mülhem
Sanki bütün
esbab-ı mucibe yekzeban-ebkemdir
Ziya-yı
hakikat hem sakitane ediyor mübhem
Ey Hüda
senden ehl-i aşka bu çarh-ı dem-a demdir
Elemde
zevil-i hayat-ı zeval ki silsilesinde matem
Zevi-l-ervaha
kadr-i girandır.Elhak halk-ı alemdir
Keder her
lahza nefse envar-ı hikem
Mazi bezm-i
elest elhamdülillah abd nur-u kıdemdir
Hane-i
saâdette oturur iken
Kulağa
çalındı salât oldu saâdet-şiken
Dedim ki
hatuna çıksan baksan sağa sola
Âlemi
seyreylesen aceb kim gitmiş hak yola
Birazdan
geldi hubur
Ölüm ne çare
İnşallah habib gösterir sabur
Bu
muztarib-i tenezzüh hasıl olunca
Iztırabtan
kalb-i harab yüzde tebessüm solunca
Huzur nuş-i
zehirdir artık
Taayyüşü
mihnet bilip kalktık
Şadırvandan
abdest alıp girdik camiye
Namaz hitamı
imam başladı ta’mimiye
Zira bekler
mi ölü olundu farz-ı kifaye
Hayale
hatıra gelmez tereke kalır namiye
Çünkü
evlad-ü ıyal ona vamiye
Gelinde
kayd-ı kederi görün
Muttasıl
esir-i cefâ gûnâgûn
Kucaktaki
amandan kam bilmez
Yetmişlik
zamandan ahkam silmez
Asırlardır
havadis-i devran
Efrad-ı
belde hepsi asal-ı demi seyran
İşte taziye
evi
Ev mi?
Âlem-i gussadan nev’î
Sokaklar dar
evler har
Ağıtlar
vazeder kubbe-i semaya nazar
Adımlarken
kesme arnavut taşları
Dil-şikaf
seyrederken gözü yaşlıları
Haneler yarı
kârgir yarı ahşab
Adım başı
konu-komşu dil-harab
Evler gâh cumbalı
gâh saye-ban
Önlerinde
çoluk-çocuk gariban
İçlerinde
kalb-i safına tesir kaim
Dışlarında
yılların harabiyet-i kesiri daim
Nöbetleşe
bekliyorlar mesuliyet, vebal ağır
Arşınlarken
Ya Fâric duymazmısın kahır
Geçtik
sırayla evlerin önünden her birinin
İşte fıtrat
mevt-i mevcud-u vacid-i mucid Hayya girin
Cümle kapısı
önünde akraba-i taallukat
Gelenlerle
hasb-i hal mütedeyyince hakikat
Saâdet-i
penagâh bahçeli iki katlı
Kim bilir
derununda ne serireler saklı
Gelenlere
yer göstermek usulden
Ev bayanlara
bahçe baylara nizam-ı fusulden
Çocuklar
için her yer oyun ne bilsin
Ocak için
ebr-i rahmet bilinsin
Gelenler
fasl-ı harif edince hulul
Ki
keder-nümayan olur duhul
Kanatlı
ağzına kadar açık eksik olmuyor birisi
Hane ber-duş
olup azimet çun hemşerisi
En güzel
vecibeyi ikame
İhtiyar-ı
zahmet edib tutar ârâm-ı idame
İkametgâha
girince karşılar avlu seni
Çarh-ı
deveran geçirmiştir buruda demini
Bark kargil
altı kiler üstü mazhar-ı nimet
Deni olsada
beniye semahat-ı kudret
Sıvası
toprak ama kireçli
Bundan böyle
evlad-ü ıyale kol kanat dirençli
Çıkarır üst
kata seni merdiven
Tahta pervaz
önünde sardunya,hanımeli,kasımpatı fesleğen
Avlu mahşeri
alan
Kıyas edip
bahçeyi sanki cennetten arta kalan
Sıra sıra
selviler yediveren güller
Şimdi öksüz
zeban-âver bülbüller
Bahçede envâ
çeşit meyve ağaçları
Yek-diğerine
ikram eder amaçları
Yemyeşil
zemine dökülmüş elma,armut,erik
Kimi yaygıda
kimi taburede kimi de sandalyede oturur ferik
Oradan
yanıma geldi Ömer
Yürümeye
takadı yok kan çanak gözler
Üst baş
dağınık pejmürde
Hali içler
acısı insan kaç kez tadar bu hali ömürde
Koluna
girmiş diğer biraderi Mustafa
Onunda ondan
geri kalır tarafı yok na-safa
İnsanın
boğazına düğümleniyor laf-ı ker
Başınız
sağolun Rahmetullâhi-aleyh-i ber
İnşallah.Dostlar
sağ olsun eksik olmayın
Gösterdiler
bana yer buyurun ayakta kalmayın
Selam verip
oturdum taburelerden birine
Bir anda
daldım gittim derine
Âlem-i
zulmat dünya hayatının örneği
Kimi
kulaklarını tıkar kimi gözlerini kapar tahkik eder mi yüreği
Sağıma
soluma baktım iliklerime kadar hissettim o manzarayı
Dünya
meşakkatini unutturur mevt-i muhatarayı
Bahçe dile
gelse de efkâr eder mi dostla hatırayı
Hâlet-i
ruhiye de temaşâ-yı hoşterin şatırayı
Öbek öbek
diz çökmüş safta her yaştan kişi
Görülmez,
kaydedilmez cihanın keşmekeşi
Komşu Hasan
Ağa selam derken getirdi kendime
Hasb-i hal
ederken ortak oldu derdime
Bizler
olmasakta kurb-u derecesi
Derece-i
şuhud insanlığın mertebesi
Doğru dersin
bilmez beşer serseri
İdrak etse
kalb “Amentü”eseri
Kurb-u Hüda
menba-i cuşan göz yaşlarına tesiri
Seyyaleden,seyyareye
damga-i vahdetin kesiri
Birden ayağı
kalktı cemaat
Teşrif eden
imam’a hidemat
İmam Efendi
başladı “Yasin’i” tilavete
Merhuma
duâ-yı hayr inşallah selamete
Sadece imam
mı gelip geçen herkes
Aşk-ı aşr’ı
ruha ikram lebalep-ke’s
Kainat-ı
mihmet,kainat-ı ibtilâ içinde
Meşâkk-ı
hayat geçiminde
Eş dost
mahalleli
Anlarlar en
acı hali
Bizim burada
adettendir
Üç gün üç
gece taziye evine iaşe hizmettendir
Derhal
tahammül-ü payına
Ehl-i ıyal
anı gayret-i sayına
Donatırlar
sofraları lebriz
Razık-ı
hakikiyi sena ederek yerler simat-ı leziz
Derken
kuruldu sofralar
Çocuklar şen
şakraklar
Elde kaşık
gözde yaş yad edince ol pirin
Bir nebze
gamın kesipde tesirin
Kemâl-i
itâatle imtisal edince ömür güzariş
Mevla’nın
cilvesi düstur lisan-ı halde nümayiş
Birkaç
kaşıkla biraz doydular… Derken
Durdu zaman
yanık sadâsiyle türkü birden
Herkes pür-dikkat
Başlar öne
düştü gözler nemlendi rikkat
“Gayrı
dayanamam ben bu hasrete
Ya beni de
götür ya sende gitme
Ataşın
aşkına canım yakma çıramı
Ya beni de
götür ya sende gitme…”
Fakat bu
levh-i mahv kim ola
Öğrendik ki
zevce-i sadıka .Ya Rabb halı n’ola
Kurb-i
mesafede nüvah-ı cûşân
Hane lerzeye
gelerek avam reyyan
Yetimler
ağlayıp duruyor
Gelip geçen
”Ağlaması niçin?” diye soramıyor
Kulun
belâsına “Bu acı niye?” sensin Muakkib
Gafur “Sen
değil mi?” sensin Mukallib
Elbette
bunda sırr-u hikmet var
Gafur-ur
Rahimsin hıdareye sekine indir.Âşk-ı yâr
Lâkin kulunu
sevindirmek sana yaraşır
Ki âşk-ı
bâden dillere dolaşır
İşte kayd-ı
maziye düşelim şerh
İnsanlık
akrep ile yelkovan arasında dehr.O da berh
(Muammer
FINDIK)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder