3 Mayıs 2016 Salı

Hüsn-ü Hamuş

Elfazdaki manalar bir bir dökülür
Ömür hüzn-gâh dâr-ı fâniden ebed-ül âbâda
Hüzn-ü efza evlad-ü ıyal lâkin zaruret-i diniye sebada
Firak-ı ebedî gözlerden fer-i ziya perdesi sökülür
Gaflet uykusundan ihtiyarlık sabahına gözyaşı dökülür
Elem sarmıştı bütün vücudu
Lisan-ı hâlde cürümlerden zillet
Ruh lisan-ı kaliyle nida eder hacalet
Naz-ı endamıyla dünya-i bücudu
Ömr-ü semereyi aldatmıştı naks-ı sücudu
Yavaş yavaş toplanıyordu kârban
Etrafta bakışlar hepsinde ayrı bir korku var
Korkunun ardından duyar kulaklar hasenatta avar
Ömr-ü sermayeyi tımar etmemiş sârban
Heva-vü hevesle iştigal çorak kalmış beyaban
İnsan günahların çirkin yüzünden müşkil
Nefs düşer kendi derdine ruh tecrid
Salih-i selâmet kıyılara uğramaz tefrid
Koylarına uğrasa bile tevhid olur sakil
Ölümün ürperten yüzü görülür lâkin yinede nakil
Melek-ül mevtten kabz-ı ervaha kemend-i ihata
Nedamet soluğu keser karanlık inhiraf
Heme ez ost muhasebe itiraf
Vuslatından meded olur şihata
Acz-u fakrimize gınasından ötelerde rahata
Belirdi rahmet esintileri reh-i güzarında
Kader-i merhaleden meşreb-i halka
Dürülmüş mekân ve zaman esmasından kalka
Pâyidar her dem rahmet-i gazarında
Katından âdeme atâ-i nazarında
A'lâ-yı illiyyeden ruhlara feyz-ü safâ
Neler düşlediysek ziyadesiyle fazilet
Seni tafdil ve takdir eder bela-i illiyet
Artık kalmamıştı arada esrar-ı hafa
Gayrısı kemmiyet böyle biline bi-hude lafa
(Muammer FINDIK)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder