30 Nisan 2016 Cumartesi

Hüsn-ü Hamuş

Asırlar geçsede koca çınardan filizler hatif
Tarihin altın sayfalarından şevk-i iştiyakla dinleyiniz
Vak'a bu ki illet-i tâmmeden huzmeler ehemmiyetiniz
Her yan neşv-ü bahar ben susam bâd-ı sabâ siz söyleyiniz
Ruh-ül emin soluklarıyla her daim aramızda latif

Evvel ahir rahmet-i Sübhandan ırk-ı güzin itminan
Her biri ayrı bir bahtiyar mana cevheriyle yanar sana kor
Füsunlu cennet güzelliklerine pervaz-ı terakki ediyor
Kilitlenmiş menziline soluk soluğa emelinden döndürmek zor
O artık bilir dil-bend olmuş cuş-u huruş iman

Afakını gülbün bilip ab-ı çeşm ile sularken
Ruhlarda ki gönüllerde ki kir pas yerine gülgonca
Bunca fedakârlık ashâb-ı güzin devrinde anca
Bu sihirli besteyi kendinden bilme O'nca
Sanma ki bitmez lütf-u inayeti nuruna dalarken

İşte esrar-ı hüsn-ü ân perdesininin tonu
Hülyalar zevk-i seyran diz dize ebedi
Rengârenk semavet ruhanîleriyle lebedi
Dönüp levh-i feleğe baktım abedi
Kulluk meğer koşturmakmış burası tutkuların sonu

Ma'mafih rikkat-i kalb ihvandan ayrı değer mi
Şimdi idrak buralar onsuz ne kadar vahim olduğunu
Tutsak gibiyim feryâd Ya Rabb istemem bunu
Meğer en tatlı günlerimiz o günlermiş gayrı bırakma kulunu
Ve artık son söz Gufran'ın garibi müjdeler mi
(Muammer FINDIK)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder