6 Aralık 2020 Pazar

Hüsn-ü Hamuş

 Omuzlarında dik-i maişet kadar acıklı menend-i felek

Vermiş eline rezzak-i kerim kırık döķük üç tekerlek

Şu a'rec eskiciyi duyunca bakardım yanık sedasına

Mutad iken seyr-ü temaşa kimse merhem olmaz gedasına 

Boynu önünde bildir hele gönlün neme küskün

Din-ü diyanet lafta kalmış gönül buna üzgün 


Hurda arabasıyla arşınlarken maişeti olur kahr-û ezâ

Teellüm eder gözlerde gonce-i ter.Neden dahr-û cezâ 

"İstemezmisin dünya onların ahiret bizim" peyâm-ı vedâd 

Teemmel!"İnna(A)llâhe lâ yazlimu-nnâse..."mahrec-i sedâd  

Ki dâr-ı fenâ dâr-ı bekanın tarlası teselsül 

Beşaret!Bezm-i eleste "bela"dedik mertebe-i âdem tebehhül 


Muhiti hep gül-ü tarh-ı emeline destek

"Ikı günü eşit olan zarardadır"lafzına afak-ı târ-ı ömrü köstek 

Yüzünde hande-i ümidi andırır tâb-u riyah

Eser yok o mukadder çehresi baht-ı siyah

Zahiri melal renk-ü resmi kasvet-efzâ-yı derun 

Arkası zifiri karanlık necm-i ikbali yerun 


Hayatını sorma perdeler inmiş kapanmış pencere

Sütre-i ferş gibi zalam inliyor bî-çare  

Müşkilat dedi gülerek

Sefalet daim oldukça bela-ender-bela bu olsa gerek

Ümidi beklemekten kaç sabah olacak söyle

Zavallı bilmez ki ömrü yeldâ-yı bî-tenâhide hep böyle 


Dün müşkildi bugün bikes-i berbad

Üst baş pejmürde nevbet ederek feryad

Fakat o sinede kalp pür-sûkun 

Ya Rabb dest-i inayetini göster âkibet ru-nümun 

Varı yoğu üç tekerlek birde araz vücudu meydanda

Takvimlerden yapraklar düşer suziş-i kalbi ziyanda 


Geçende geçerken kenar mahalleden

Baktım ki tekerlek kırılmış vahalleden  

İnkisarında bir mâh-ı nev peyda 

Günlük nafakası gitmiş ne fayda 

Herkes kendi gailesinde duyulmaz garibanın çilesi

Hani müslümanlık kardeş aceb bura neresi 


İnsan garib bir ney misali

Ne dinleyen var nede duyan öz yurdundan fisâli

Giden geldi mi bir baksan vad-i hamuşandan 

Suret böyle iken nerede irfan-ı hemâgûşandan

İnsanı insan yapan vicdan mı yoksa tıyniyet mi?

Ahde vefa tekerleği düzlüğe çıkaracak bu zihniyet mi?


Tekerlek yapıldı bir gariplik var hal-u kalinde 

Yine çıkaracak nafakasını neşe var visalinde

Yavaştan karanlık çöktü nidası eskici eskici 

Zavallı eceli meşhud diğer yandan ekmek kavgası feci 

Ya Rezzak rızkına ver çuş-u merhamet 

"Ellezi ahsene kulle şey-in halekahu..."metanet

"İnsan için ançak çalıştığının karşılığı vardır" fetanet. 

(Hüsn-ü Hamuş)

23 Kasım 2020 Pazartesi

Hüsn-ü Hamuş

 Beyhude dolaşırsın dehr-i fânide neden bi-idrak

"İnnâ halaknâ-l-insâne min nutfetin..."kelâmından firak

Ki künhünde zat-ı ehadiyete secde-i şahadet 

Basiret! Ey ademoğlu cihan âlem sende delâlet 

Zeminden fezadan cuş-u huruşken fazl-ı Bürhani 

Dolar fuadın cilve-i-zar-ı envârâ-envâr-Sübhani

Balçığım ama ruhumda sani-i rahmetin

Bu kadriyetinle usret bulunmaz yüsr-ü vahdetin

Esma-i ilâhiye zıllisinin belâsı olmuşsun

Evamir-i tekviniyetinle pür-celâsı olmuşsun

Neşreder seyyare seyyale dest-i teshirinle

Senin ahkamını tüm mahlûkat lisan-ı tebşirinle

Asumandan feyz-i bereket alır ma'rifet-i ferasetin

Cevherler bulur yeraltında murakabe-i dirayetin

Ummanlar şöhret-i âşkın mevcler kemerbeste-i ubudiyet 

Dağlarda semalarda şahbâl-ı pervaz etsende rububiyet

Rüzgar refref-i saile hava burak-ı mütenakkıl emrinde heran

Ki hadidin olur gezersin âlemi herzaman 

Dayanmaz cehd-ü gayretine kandan irinden deryalar

Def olur sen muharebe-i sebata girdikçe hücümlar 

Zalamda  gezsen ruşenin fikr-i hikmettir

Ki her leması bir bi-hamid şavk-ı ebediyettir

Halasın emr-i müşkil olsada ecelden pusulan mülhem-i himmettir 

Ki her leması bir bi-hamid şavk-ı ebediyettir

Ne matemler ne firaklar ne hicranlar

Ki gülçin olurum nahl-ı emeldir matem-i zamanlar 

Bu devran ne kadar dehşetengiz dûlabimiş 

Vukuatları mahveden yed-i rahmetin ayn-ı seylabimiş 

Tefekkürden sürur terakkiden terakkiye 

Teavün ettikçe bir adım daha yaklaşırsın Hallâkiye 

En sürur anında en zişan günlerinde münacat 

Müstakbelde dahi adl ve istiklaldir hep hacât 

O müstakbeldir mefkûrenin o dur ma'şûk-u vicdan

Bu mukaddes davadan ârâm olursa ruh yare-i  hicran 

Sen şevk-i seyreyle nebi arş-u alaya sellisi  

Ki hamurunda rahmetin zıllisi

Cümle esrar-ı fıtrattan gelir her emel

Mahve düşsen hayat-ı beşerden bilir gavr-ı mesel

Tıyniyet hayat ahiret ki cilve-i nihandır 

Dehr-i istikbal hüccet-i musafta feryâd-ı figândır

Duramazsın sevda-i idealiyle çun ab-ı revandır

Hakikatlerin şevkiyle oturamazsın sehv-i lisandır 

Zulmet başa yağsa asuman misâl

Ruha nakş hep zühre mâh-u mihr-i cemâl

Mah hem reh-nümâ hem râhın oldukça şâhid-i âmâl

Haşy duymasın sine-i deycuradan mâl-â mâl

Dem bu dem mâl-â mâl etsede cilve-i ahter 

Tahkikattan geçermisin? Heyhat ikrar-ı buhter

Esrar-ı nihandır künhü-i Muhyî o ki celal-i künhü 

Cevalen et durma sen ala-i abd-ı cünhü

Bir lahza bi-inkıtâ kadem-i keşf-ü beyân

İstikbaline kefen biçilmez irfan ile memduh-u cihân

Sen arş-u âlâda Hû ile mahbub 

Nasıl dersin cirmim mütenâhi-i mahrub 

Reşk-âver envar-ı gıbta-i kân

"Levlake" sühanın mahrem-i cân

Omuzlarda kulluk hallac-ı mansur 

Ölümler korkular dört bir yandan şavk-ı tasavvur

Kan kusup kızılçık şerbeti içtim deyüb 

Ya Rabb "Vazife-i ubudiyete halel" münacat-ı Eyyüb

Senin künhünde hall eyledi bi-reyb-ü güman Ya Cail 

Tefekkür! Esma-i tecellisini icmal-i tafsil Ya Kamil 

Nasıl behaim olurum Ya Mühevvin 

Hamuş sana bende arşta melaikeden muazzezken Ya Müzeyyin 

(Hüsn-ü Hamuş)