24 Temmuz 2017 Pazartesi

Hüsn-ü Hamuş

Zaman-mekan mefhum sıkıntı had safhada.Yeter!..
Günler hep aynı mihnet hep aynı terane
"İki günü eşit olan zarardadır".Lakin hal beter
Değil miyim Ya Rabb senin kulun?.Sine virane
Şekl-ü manzara hayat;geçim kavgası
Âlem ise kıtalın muhatarası
Bazen durup düşünürsün neyin sevdası
Bir yanda âhiret bir yanda dünya ikisinin tantanası
Huzur mu? Güldürme!..Her nefes zemheri
Bir an tebessüm etsen ardından kışın kemale ermesi
Kimse merhem olmaz müşkiline bu ise en beteri
Cana kasd-ı tasallut laflarıyla yermesi


Mefkud değilsin garibdin karib oldun,davran
O kırık dökük iç dünyama doğru seyran
İçeri girince ruhum sarıldı boynuma son bulsun buhran
Göz yaşlarım rahmet bulutu gibi ana hayran
İzafet!."Rabbi yesssir velâ tüassir"
Tecessüm!.Yedi kattan duyulur yanar ciğer
Yanmak muzafat!.Gergef gibi her hücreye tesir
Belâ!.Ölüm döşeğinde ölüp ölüp dirilmekmiş meğer
Elhamdü-lillah bir nebze farklıdır idrak dünden
Eyüp misali sabr-ı cemil bugünden


Herkes kendi penceresinden fikr-i âmiyane
Semtlerine uğramaz ne empati nede sempati
Oysa ki yalanmış meşreb-i biraderane
Yüzler düzgün sözler düzmece ayan-ı kati
Düşte gör oğlum,"hayat tecrübesi" bütün teselli
Anın cefası mı aceb?.Bilakis kalû belâdan tecelli


Bilselerdi can yakmayı gönül üzmeyi
Kesilirlerdi yemekten içmekten lakin
Ülfet sarmış her mertebeyi
Ki külfet olmuş kudsiyet yakîn
Vahamet içinde kalıp hayrete dûçarım
Ön ayak olmasan imdada naçarım


Ufuk karanlık görünmüyor neredeler
Söz kâr etmez nezd-i itibarına
Dilde dua-i nasuh eller semada kederdeler
Sen kimsesizlerin kimsesisin,bel bağlanmış ahbarına
Üç maymunu oynar öteki beriki
Vicdanlar hâmûne belki
Âdem niysana tabi çun hilkî


Bana değmeyen yılan bin yaşasın
Bu kaçıncı felaket Ya Hannân
Sende mi diyeceksin örs-çekiç arasında garibasın
Kulun zavallı bi-çare senden Ya Mennân
Hele bir kere gör hali agyar sözden anlar mı?
Ne hale koydu felek senden gayrı gidecek kapı var mı?


Günler geçtikçe imtihan ağırlaşıyor
Ey nazar-ı yâr girmeni beklerken gönlüme
Ne zalim kader imiş benimle uğraşıyor
Baharı yaşarken kış gelmiş don vurmuş gülüme
Ya Alîm,muteber talihe mi oldu mülhak
Ya Hâkîm,"Kahrında hoş lütfunda hoş" mutlak


Gece mi gündüz mü bilmem iştihâ-i sahur
Gözler kan çanak kol kanat kımıldamıyor
Kalb kan yerine vücuda zerk edince bi-huzur
Natık ebkem olmuş,akıl hissiyatı anlamıyor
İştahsızlığın vakti,saati cezmolunur mu?
Yeme içme devası azmolunur mu?


Turab rengine girmiş beden
Giran-ı mevt gam mı, matem mi,yoksa şeb-i arus mu?
"Çıkmamış candan ümid kesilmez".Mest-i na'ye neden?
Bu dâr-ul belvâ mı yoksa mahv-ı muzmahil-i dürus mu?
Kimi vira bismillah der kalkar ayağa
Kimiside dünyasından vazgeçer düşer yatağa


Nedir bu senin yaptığın tefkir-i maraz
"Kışın ardından gelir bahar".Vehmi eyleme mevla
Mukadderat âkibete edince hulul olma garaz
"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!".Yakışır mı tevla
Nisyana dur demenin artık zaman-ı karar
Felakete sabr-ı sükût gafur-u zünubdür.Sahib-i dâr


İnsan avare mi,yoksa oyun yeri mi?.Tasmim
Efkarına,hevesine ictihad hem bid'at hem hıyanet
Öyle ise;Dünya ahirete vesile, nazenin ile taksim
Behte ram olmuş âdemden kemal-i vüsakla din-i diyanet
Bir sahya koptu ki, Allah'ım sen olmasan halim nice olur
Kul sıkıntıya,kedere düştü mü,sebat edince Hüda'yı bulur.
(Muammer FINDIK)
(

11 Temmuz 2017 Salı

Hüsn-ü Hamuş

Ey ter-ü taze din-i mübini irfan
Ey mabud-u mutlak senden ihsan
Vicdana sükût-u hakk edince hulûl
Safvet-i ruh garb gibi usul usul
İftirak oldukça mahrem-i gönülden ihvan
Zir-ü zeber olur bütün iz'an
Arş-u Yezdana çıkar hayal-i efganım
Nakş-ı muradıma pâ-bend olur medanım
Eyler tasvvurum kevniyat-ı ibda
Kevn-û mekâna zıllin ihda
Ey envar-ı zü-l celal-i Yezdan
Fuad aceb olur mu aşiyan
Bilmem sırr-ı hikmetin başka hanelere mi şayan
Çekme perde çehre-i âlemine sinem nalan
Ey samed-i deryâ-yı-umman
Kalbime olaydın ab-ı hayatı cuşan
Mücedded-i sazı olur iklim-i ikbal etraf
Ki ruhama senden feyz-ü eltaf
Yadımda vird-ü zebanı ahd-ü misâk
Aks-i sekarat-ı kaimden peyda-i revnak
Amil oldukça sadra vecd o insicam
Dâr-ı fenâ mülahazama olur gam
Müberrası kuddam-i zulmet-i aludun
Ey sema-zemin ömrün na-huludun
Vechi münevver-i berk-âsâ
İşte feyzinden ömr-ü hazin bu kadar gasa
Alem-i emirden nağme ki seyyale-i latife-i cevher
Kıyam-ı binefsihînin beyanında nakş-ı gevher
Hem ah-u fizar hem suziş-i nihan- şuur
Bize bildirdiğin kadar bildik.İdrak budur
Alim-i gayb-ı şehâde
Kuluk rıza-dâde-i hall-ü gerde
Kemal-i rahmetine hayranım
Habib-ül kalbe seyranım
Ey ebed-müdded makamının maliki
Envarın na-tulu ezeli münevver-i meliki
Beşiriyet âleme haiz olsa
Zalâm-ı zulm kesir-ül muazzam ile dolsa
El-an hâlet-i müsavvirdir.O ruh-u revan
Arş-u ferş içinde her mahlukattan nev'an
Her künc-i kâinatta beyanat-ı tesirin
Kevn-i mekanın her levhasında esma-i nurun nasirin
Çeşm-i dili lütf-u hidayet ki sermediyyet
Çerağ-ı gühersin halidin vahdaniyyet
Avdet kılar O "Ve ilâ allâhi el masîru..."
Seyyare tenevvür-ü basiru
Her lahza mihr-i pür-envâr-ı âdem
Seyyalede zuhur-u cuş-ı herdem
Salât-ı hamse kılar letafet dil-efruz
Yâver-i ekreme miracta mefruz
"Lebbeyk" der secdegâh-ı buse ile alınlar
Havf ve reca ki hevâ-yı didarı solanlar
Ebr-i ihsan kesilir leyla
Şeb-i aşk-ı hakikiden muk-gala
Pür-âteş-ü hevl-i dil taze emel
Fedakârca muztarib-i teşdide güzel
Nema çun o hayalât-ı âliyyeyi
Taleb ederim leyâl-ı tân-ı gaileyi
Şeb başka iklime hicret
Muhacir-ensar gibi infaldir elbet
Daima eder güzergâh-ı küşayiş
Nûr-u subh-asâya güzâriş
Ziyalar sününce birer birer
Sıdk-u selâmete murafık eder
Duygular mahsur-u ıztırar
Belki garib-ül tenhada belki sahilde sükûnet arar
Asumanı necm-ü hilâl eder tezyin
Ardım sıra şeb-i târ-i tal'at tahsin
Ruhumda yad'ın mı yoksa sıdk-u cenan mı
Belkide ayn-el yakîn belkide tıyniyetime genc-i nihan mı
Lütf-ü cemalinden tard
Eyledi cibilliyete havf ve reca sard
Esma-i zıllinden ruhu halk
Ki nida-i dilde bezm-ü aşkın melk
Hüsn-ü mevkini tasvir hür'dür
Hata tasavvuru şevk-i sevdaya sü'r'dür
Ya Hamid abdına şükr-ü eda-ı nasib
Ya Mecid lütf-ü ihsanın ala sensin hasib
Ya Rahim abdına gaffar-üz-zünub
Ya Halim sabrın bâlâ afva sensin vücub
Ya Mühevvin abdına "Lâ yukellifullâhu..."
Ya Müzeyyin zü-l cemal-i sena sensin Sübhanallah'u
Ya Muazzim abdına bürhan-ı aleminle ihata
Ya Rabbim ilel-ebed münevirsin bende hata
Ey âdem Hüda'ya âsi olmasaydın
Ey neşv-ü nefse uyup nasi olmasaydın
İnd-i ilahiden tenzil-ü rütbe almasaydım
İmtihan çok zor imiş huzurundan kovulmasaydım
Eyvallah bahtiyar-ı bülend-i yârım
Kaderimse visaline kârım
Furkanda lafz-ı celil'in duaya kıymet
Öyle ise ebkem-i lâl eyleme ver ehemmiyet
Meşâkk-i hayat olsa bertaraf
Yad olur aşkın ruha saf saf
Şayet ki mekan zaman âsib
Ah-u fizârına huzuru münasib
Hangi lisan arzuhali tarif
Senden gayrısı zail sensin sarih-harif
İstikbale ermez kudret-i irfanım
Bir tek bildiğim var kulluğuna giriftarım
Çarh-ı devran iki kapılı han
Kaza ve kader kulluk takdir-i şayan
(Muammer FINDIK)