27 Aralık 2016 Salı

Hüsn-ü Hamuş

Müzebzeb-i ömre âdem-i geda bu mu hamiyet
Neye gayat ki bu niza-i kizb-i ayş-u işaret
Cahilliğine tokat olur böyle hakikat-ı leyan
İki cihan serverinden lafz-ı güheri beyan
İki cihan ki hilafet-i cilve-i yezdandan ihdas
Beşeriyeti fesaddan salaha hidas
Müsebbib bir lokma daha fazlası bozgunculuk
Hasılı canını ateşe atma iki âlemde huzursuzluk
Hükmün ki esma-i zıll-i cilvesi
Ta ind-i ilâhiden âdemi defin belvesi
Yevm-id-din'e kadar helâk-ı çarh-ı dehri
Hikayeye mübtelâ hunefşan zehri
Her nefeste mevt nefse hücum-u ihtar
Akibet mi tahakkuk mu yoksa Mevlâdan mı talebkâr
Itlak-ı inan mı insan mülkünde Hakk tasarruf
Devr-i hayatında her merhalede dâhiye-i ma'ruf
Ağlatan güldüren O keyfemâ-yeşâ
Gözünü bir avuç toprak doyurur beşer ceşa
Fitneye aldanıp kalma marifetten mahrum olma
Acz-mutlaksın celaline mahkum olma
Dumura uğramış lafzındaki manalar
Şuursuzluk hat safhada tavır tutum yalpalar
Kendince makamdan makama tayy-ı mekan
Lakin bilmez ki hodfuruşluk nefsi yakan
Zahiren kevni eder arz-ı cemal
Bâtını biz fitneyiz der ki hemal
Ruhu bozkır mı çöl mü cahillikte mirac
Atalete yelken açar yeislik sirac
Seb'a semavatın üstünde sanır ehl-i kemal
Nazarı şaşmış sapmış esfel-i safiline timsal
Her adımda avare bilmez ki imtihan
Sefillikte derbeder kursağıyla çilehan
Lakin insan nefs-i emmarenin istibdad-ı rezilesine tabi
Hırs doğrudur.Sende cibillet ben deyim tıynet-i nabi
Her edvarı bir edvar-ı sefeh olsa ömrün
Fanilik ihfa değil meşair a'mâ imiş bütün
Zevk-ü sefa ile lebaleb olsada hayat
Talebkâr-ı huzur mu.Yoksa andan hükm-ü zay'at
Neye vakıf neden emn-ü emânet
Ona sarf Ona esbab olur hodser tarih-i dirayet
Aldırış etmez bunca garaz-kâra
Meşâkk-ı hayat der meyleder agyara
Aslında insan her devrede muhtaç bir tasavvur
Doğuşta cıplak ölümde cıplak hep kusur
Tam'akâr talebkâr kimden neden talebdâr
Havaic-i zaruriyye gerisi angarya cümleden pey ki turfe-kâr
Bad-peyma dünya ahz-ı ita
Günlerde gaybubet cevelanda mita
Bunca debdebe bunca edebsizlik bunca gaflet mi yaşam
Yoksa maksud mukadderat-ı başam
Gafil,irade ve ihtiyar için gaye-i hayal
Yoktu ömründe nehar nereye baksa leyal
Nefesler emanet tecelligâh-ı takdir-i kadim
Nefse değil Rabb-ı izzetine ol hadim
İlla başa gelmeli mi musibet
İntizar-ı gayet-i hayat mushafta fussilet
İdrak ettiğim beyan varsa eb'ad olmayasın halık-ı dildardan
Hılkat-ı âdem bürhan-ı sâtıdır ferağ-ı agyardan
Beşer arz-ı hacat daldırma daym'a sensin Razık-ı hakiki
Sen baki döndürürsen farklı cihete adem-i laki
Ömrü bil ganimet-i rahmet
Zaman berk-i zeruf imtihana ol tevazu ile teslimiyet
Hüda cihanda şer ve hayır mı gayet-ül-gaye
Öyle ise mübteis-i muztarrinim garibe sen ol saye
(Muammer FINDIK)

11 Aralık 2016 Pazar

Hüsn-ü Hamuş

Hayli zaman geçmişti firkattan
Unutmak mı?alışmak mı?zaman ki âşinâ-i sirkattan
Bir lahza kapı aralandı buyur dedi.Kayn
Sorgusuz, sualsiz mes'udane aler-re'si-vel-ayn
Biraz hasb-i halden sonra bak gör hâl-i adim
Hiç öyle bir şey olur mu?biziz yâr-ı kadîm
Oğul yâr-ı kadîm harab beden oldu turab
Hem geçen yıl vad-i hamuşana defin edilmedi mi?kurab
Bu musâhebeden değil Ya Muhyî fatiha söyletir
Bildiğiyle amel edene Hüda bilmediklerini öğretir
Doğru söylersin ana
Nebinin beyanı kulağına küpe olsun sana
Nûr-u Yezdan gafur-u rahim olmasa anı etmezdi izhar
Cümle ekvan tecellisi.Duadan anı mazhar
Ayrılık saati gelip çattı
Gözlere yaş gönüle bir dem sürur-u şad kattı
Unutma ehl-i kubur hayr-u hasenat bekler bütün
Unutmam"Her canlı ölümü tadacaktır"Bir gün
Bilirim cennet anaların ayakları altında
Nasib olur mu?Garibe hatt-ı sattında
Her gün beş-on kişi gider.Liman-ı şakkimi?
Girdap mı?tufan mı?yoksa tedenni mi?terakki mi?
Ne kadar yaşarsan yaşa "Lâ mevcûde illallah"
Ondan gayrısı hem helâk hem bâtıl "Lâ Ma'bude
İllallah”
Beşeriyyet neyi ispat ancak kendisine eziyet
"Lâ maksûde illallah"hasta ruhlara basiret
İnsanda bir aymazlık bir şuursuzluk
Kalbi ve diliyle i'tikât-ı âdemde kusursuzluk
Ecel gelince selamete vesile olamıyacak kimse
Havf vu reca lakin bi-idrak dinse
On para etmez dünya el hasıl bir kaç metre kefen
Neyin hengamesi neyin pazarlığı nerede gayen
Levh-i mahfuzda kader yazıldı.Yazı kurudu
Kalû belâ derken sevdan bumuydu
Açılsa sineler kir,pas ve maraz
Kapandı o dırahşan simalar,meşair,elem,yas araz
Nerede din-i mübin lafzı geçse millet istiskal
Zillet sapkınlık dizboyu huzûr-u lâl-ı izmihlal
Çatırdayarak vaveyleyerek uzaklaştı hasletten
Geçmez tazyikat enkaz altında cem'iyyet-i vasmetten
Garib-i seyr-ü seyalansın takat yetmez tevkife
Mesuliyet-i fâiz-i necah sual olur mu?keyfe
Kimine sağnak sağnak dest-i gaybı
Kimine rayb-el menun kavm-i lut’un aybı
Der gönder dünyaya mizanda
Desatır-ı ilahiye okumazmısın furkan-ı izanda
Sorgu sual bitti son söz
Rahmet-i bîpayansın hufre-i şadını bekler iki göz
İşte sahn-ı hüzn ruha vahamet-i melal
Kelâli ,delali bırak kullukta helali derhal
Lisan-ı hâlde teessfün.Haliyet-i ruhiyetinde kurb-i vuslat
Âdem kal'u ref eder künhün.Ahlak-ı hasene techizât
Mevt hayat-ı bakiyyen mukaddimesi Ya Rabb hayret-i paydar
Asl vâyedâr ki memattan bâb-ı zihayata haydar-ı bahtiyar
Çun inhilal-i vefiyat görmek hâdim-ul ruha facia mahv
Göster Ey Mücîb dehr-i azab olmasın budur nahv-ı dahv
(Muammer FINDIK)

2 Aralık 2016 Cuma

Hüsn-ü Hamuş

Levhanda dersin ki "İyyâke na'büdü” ile ubudiyyet
Nefsipereste dûçar olduk rububiyet
Kulun arş- ı yezdandan tenzil-i rütbe ki beyanı vahşeti
Feda ederek cemalini lakin sendendir tıyniyeti hasleti
Def eyledi dilden sıdk-ı âdem-i humule
Düşmüş artık medfun olmuş hâl hab-ı şümule
İhlas hırsızı görürmü Hakktan muamele
Dü-âlemde şedd-i rihalsin ki naçarsın merhale
Yeter oyunda oynaştasın nerede diyet
Zavallı yolcusun hâlinden utan uzaklaşıyor kervan-ı hidayet
İraden yok değil bilki cehennem azabı dehşetengiz
Haşyet duymazmısın tevehhüm-ü ebediyeti tengiz
Sen neredesin menzil nerede hani istikamet-i selamet
Rahmet-i ilâhiyeden necat bedbinâne vahamet
Fussilette beyanın" Kalplerde örtü kulaklarda ağırlık” işte nikal
Kalmış çöllerde yok füratı vikalde idrak-i hikal
Vuku boçalayıp durmak mı kalb ve dilde ihlasla ittifak
Hikem-i ataiyye budur ki insaf et gayrısı şikak
Âlem-i fikrette cevalân-ı hâkka matuf
Gittiğin yol ahde vefadır kalb ona olsun vukuf
Marzî-ı ilâhîye say et fısk-u fücurdan sakın
Merd-i garibiz ki kurb-u Hüdâya cehdi takın
Aşinâ-i daima yâr-ı kâdîme olur mu müşkil
Abd-ı günâhkâra esmâ-i muavvin olur necat-ı selsebil
Mazinde nakş-ı âsâr ki ibretamiz
Israrla çal kapıyı lutf-ü keremdir Rabbimiz
Kimi hâli pinhan kimi vaveyla ile gözyaşı
Adem-i muzlim vâcibü'l-vücuda fevc fevc naşı
O dehşet-efşan yere mevcâ-mevc beşeriyyet
Tıyniyetinde i'tikadı kabildir âdem-i keyfiyyet
Hakiki mevcut ayân-ı sabite mazhar-ı ittisal
Eseri var mı "Lâ ilâhe illalah”'tan fisal
Dâr-ı fenâ infisâl menzil-i maksud cemalini müşahede
Ömr-ü zail heva vü hevesle geçiyor ahdin nerede
Ömr-ü hazin zılal,zelil ve der-beder
Ömr-ü sani bir yanda ümid bir yanda keder
Doğrudur dil-i divane maraz hem kem-ayar
Ya Rabb bi-çare-i ser-sefilim rahmetin mi'yar
Ya mukallıbel kulub
Felah-yabdır.Te'yid-i icab eder uyub
Kendinden geçmişsin gailen meşâkk-ı hayat
Mükevvinat yokluk ve karanlık mücib masiva-ı âyât
Levh-i mahfuzda kaza ve kader sana murad
Ey aldanmış vakit mahdut dünyan harab-abad
Aldanmışlık kendini aldatmak değilse neden bu inad
Arş-u aladan bir melek mi beklersin bu mu virad
Ameller ancak niyetlere göredir kulak ver nebiye
İdrak-i maâlî meskeneti ataleti bırak sendedir seciye
Tablo ortada saçlar ağarmış bel bükülmüş katar kalkar
Kabih fiiller yeter koş ömr-ü semereni yakar
Yollar çetrefil lakin sonunda hakikat ve rububiyet
Kolay değil müjdeye nail olmak hamd mahlukiyet ve ubudiyyet
İmkan ve kulluk kör görenle bir olur mu el-hak
Her zerre say-ı gayretle cemaline müştak
Dinlesen temaşa etsen seyyareyi, seyyaleyi
Bahtiyarca lisanınca zikr-i virdi teraneyi
Ruy-i zemin semavat âlem heme ez ost
Bilmem artık karar ver sence kim dost
Taabbüd'ü desâtır mı sanarsın.Sıbgatullah dahi eder sani
"Fâtır's-semâvâtî ve'l-arz”ın esma-i tecellisi gani
Bütün ekvan eşya her dem secde eder hatasız
Cennetle mi müjdelendin hayasız
(Muammer FINDIK)